Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6072 E. 2026/494 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/544 E., 2025/2021 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/215 E., 2023/506 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Asıl ve birleştirilen dava, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Asıl ve birleştirilen davada davacı; asıl dava konusu 202 24... parseldeki ve birleştirilen dava konusu 202 29... parseldeki paylarını imar planındaki amacına uygun kullanılmak üzere davalı belediyeye bağış suretiyle devrettiğini, her ne kadar bağış işlemi resmi akitte kayıtsız ve şartsız ise de bağışın şartlı olduğunun Belediyece hazırlanan belgelerden ve Tapu Müdürlüğüne gönderilen tescil istem yazısından anlaşıldığını, aradan geçen uzun sürede davalının bağış amacına uygun herhangi bir eylemde bulunmadığını, bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tescilini istemiştir.

Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmazın kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak davalı belediyeye devredildiğini, bağıştan rücu şartlarının oluşmadığını, bağış tarihinden bugüne kadar taşınmazlarda imar planında amacına aykırı bir kullanım bulunmadığını, bütçe dahilinde tüm planların yerine getirileceğini, taşınmazın kamu yararına kullanılacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Belediyenin 07.04.2009 tarihli yazısından asıl ve birleştirilen dava konusu taşınmazların imar planındaki amacı doğrultusunda kullanılmak üzere hibe edildiğinin anlaşıldığı, her iki taşınmazın da imar planında rekreasyon alanı olarak planlı olduğu, yapılan keşif sonucunda asıl ve birleştirilen dava konusu her iki taşınmazda da imar planındaki amacı doğrultusunda herhangi bir faaliyette bulunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, kararın asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının imar planındaki amacına uygun olarak kullanmak şartı ile hibe ettiği taşınmazlarda aradan geçen uzun süreye rağmen imar planındaki amacı doğrultusunda kullanılmak üzere herhangi bir yapılaşmaya gidilmediği, davacının bağış amacına uygun olarak kullanılmayacağını daha önce öğrendiğine ilişkin davalı tarafça bir delil de sunulmadığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına yönelik savunmanın ispatlanamadığı, davanın kabulü yönünde verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının asıl davada dava konusu 202 24... parseldeki 167/3177 payını ve birleştirilen davada dava konusu 202 29... parseldeki 146/18506 payını 21.04.2009 tarihli aynı akitle davalı Belediyeye bağış suretiyle devrettiği, ... Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün 07.04.2009 tarihli yazısında, davacının dava konusu taşınmazlardaki paylarını plandaki amacında kullanılmak üzere hibe etmek istediklerinin bildirildiği, dava konusu taşınmazların imar planında rekreasyon alanı olarak planlı olduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, bağıştan dönme (rücu), bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 291. maddesi uyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın koşulun yerine getirilmemesi halinde de TBK'nın 295. maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir.

Hemen belirtmek gerekir ki, bağış sözleşmesindeki koşul veya mükellefiyetin niteliğinin, kapsamının ve yerine getirilme zamanının tam olarak tespiti büyük önem taşır. Bu itibarla salt kullanılan sözlerin değil, tarafların gerçek iradelerinin ve bağışlayanın asıl amacının ortaya çıkarılması gerekir. TBK'nın 297. maddesine göre bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir.

Somut olaya gelince; asıl ve birleştirilen davada dava konusu taşınmazların imar planındaki amacında kullanılmak şartıyla davalı belediyeye bağışlandığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "rekreasyon alanı" içinde kaldığı, yapılan keşif sonucunda dava konusu taşınmazlar üzerine herhangi bir yapı bulunmadığı ve boş olduğu belirlenmiş ise de taşınmazların imar planında rekreasyon alanı olduğu gözetildiğinde bağış amacına aykırı herhangi bir durumun bulunmadığı, taşınmazların mevcut durumda halen rekreasyon alanı olarak kullanılabileceği anlaşılmakla, anılan yasal düzenlemeler uyarınca bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.

Hâl böyle olunca, bağıştan rücu şartları oluşmadığından asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§