Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6028 E. 2026/2589 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1438 E., 2024/681 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(...) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/401 E., 2023/404 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 03... , 1 19... , 1 20... ve 148 parsel sayılı taşınmazların senetsizden davalılar murisi ... ... adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde açılan davada ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 04.09.2007 tarihli ve 2006/78 Esas, 2007/100 Karar sayılı kararıyla davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verildiği, kararın 22.07.2008 tarihinde kesinleştiği, bilahare 1 19... , 1 20... ve 148 parsel sayılı taşınmazlara yönelik dava dışı ... tarafından açılan davada Pazar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/35 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların tapu kaydının 1/2 oranında iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek 30.05.2017 tarihinde kesinleştiği, halihazırda 1 03... parsel sayılı taşınmazın tam hisse olarak davalıların murisi ... ... adına, diğer taşınmazların ise 1/2 payının dava dışı ..., 1/2 payının ise ... ... adına kayıtlı olduğu, eldeki davanın ise 30.04.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacılar vekili; 1 03... , 1 19... , 1 20... ve 1 20... parsel sayılı taşınmazların tarafların müşterek murisi ...'dan intikal etmesine karşın kadastro çalışmalarında davalılar murisi ... ... adına tespit ve bilahare tescil edildiğini, muris ...'ın eşi ... tarafından dava konusu taşınmazlarla ilgili davalılar murisi aleyhine miras payına hasren açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda çekişme konusu taşınmazların muris ...'dan intikal ettiği tespit edilerek davanın kabulüne karar verildiğini ve söz konusu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bu nedenle eldeki dava açısından da güçlü delil teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davalılar murisi ... ...'ın müşterek muris ...'ın evlatlığı olduğunu, ...'ın eşi ... tarafından açılan davanın konusunun eldeki davadan farklı olduğunu, dava konusu taşınmazların uzun yıllardır davalılar murisi ... ...'ın zilyetliğinde olduğunu ve bu nedenle ... ... adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2018/202 Esas, 2020/293 Karar sayılı kararı ile; davacılar tarafından dava konusu taşınmazların muris ...'dan intikal ettiği iddiasıyla miras payı oranında tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu ancak dosyaya sunulan veraset ilamında davacıların ... mirasçısı olarak gösterilmediği belirtilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli ve 2022/536 Esas, 2022/701 Karar sayılı kararı ile; dosyaya sunulan veraset ilamı ile dava konusu taşınmazlara ilişkin ...'ın eşi ... tarafından açılan dava dosyasında mevcut veraset ilamı ile nüfus kayıtlarının çeliştiği, bu nedenle eldeki davaya sunulan veraset ilamının iptali hususunda davacı tarafça açılan mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin derdest davanın sonucunun beklenilmesi, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi...'ten intikal ettiği,...n ölümü sonrasında aralarında müşterek muris...nün de olduğu mirasçıların terekeyi taksim ettikleri ve dava konusu taşınmazların taksim neticesinde...ye kaldığı, ölümüne kadar da onun zilyetliğinde bulunduğu,...nün, ölümünden önce taşınmazları bağışlamadığı ve paylaştırmadığı gibi ölümünden sonra da terekesinin taksim edilmediği, bu nedenle muris...nün mirasçısı sıfatını haiz davacıların miras payı oranında hak talep edebileceği, davacılardan ...'in ... mirasçısı olmadığı, davacı ...'in yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçılarının davayı takip etmediği belirtilerek; davanın ... yönünden aktif husumet yönünden reddine, ... mirasçıları yönünden açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hasımlı veraset ilamına göre tarafların ... mirasçıları olduğu, dava konusu taşınmazların ...'dan intikal ettiği, mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap kurallarının işlemeyeceği ve bir mirasçı tarafından sürdürülen zilyetliğin tüm tereke adına sürdürülmüş sayılacağı, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle dava konusu taşınmazların davalılar murisi ... ... adına kayıtlı olması ve davalıların ... ... mirasçısı sıfatını haiz olduklarının anlaşılmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 4.866,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§