"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/562 E., 2025/168 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı, muris ...’ın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla maliki olduğu taşınmazların tamamını davalı ...'a bırakmak istediğini, bunun için 22.01.2007 tarihli düzenleme şeklinde genel vekâletname ile davalı ...'ı vekil tayin ettiğini, davalı ...'ın 1058 parsel sayılı taşınmazı eşi ...’a, 547 parsel sayılı taşınmazdaki payın tamamını ...'e temlik ettiğini, ...'in anılan payı daha sonra ...’a devrettiğini, satış işlemlerinin diğer mirasçıları mirastan mahrum bırakmak amacıyla muvazaalı şekilde yapıldığını, satış bedellerinin ödenmediğini, murisin sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve mirasçıların tümünü kapsar bir paylaştırma da yapmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde dava tarihi itibariyle keşif sonucu belirlenecek bedelin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; murisin talimatıyla devirlerin yapıldığını, taşınmazların davalı adına kayıtlı olmadığını ve davalıya husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... ve ... vekilleri davanın reddini savunmuş; ... usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemenin 25.02.2014 tarihli 2009/429 Esas, 2014/131Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazlarda davalı adına oluşturulmuş tapu kaydı olmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan ve dahili dava dilekçesi ile mecburi dava arkadaşları dışında kişilere husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle dahili davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 19.04.2016 tarihli 2014/16482 Esas, 2016/4756 Karar sayılı ilamı ile; dahili davalılar yönünden verilen kararın yerinde olduğu; davalı ... yönünden yapılan incelemede ise tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliki aleyhine açılması gerektiğinden davanın reddinin yerinde olduğu tapu iptali ve tescil talebinin yanında bedel isteğinin de bulunduğu, bu hususta herhangi bir değerlendirilme yapılmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 15.03.2018 tarihli 2016/3 88... /197 Karar sayılı kararı ile; dahili davalılar ile ilgili olarak davanın reddine dair kararın kesinleşmiş olması nedeniyle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına; davalı ... yönünden bedel isteğinin kabulü ile 151.209,12 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairenin 09.07.2020 tarihli 2018/3371 Esas, 2020/3705 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların murise vekaleten davalı ... tarafından davaya dahil edilen ... ve ...'e satış suretiyle devredildiği, davalı ...'a muris tarafından yapılan bir temlik bulunmadığı, murise vekaleten temlik yapan vekile karşı muris muvazaasına dayalı olarak açılan tazminat davasının dinleme imkanı bulunmadığı, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği, kabule göre de kararın Anayasa ve HMK hükümlerine uygun bir gerekçe içermediği gerekçesi ile karar bozulmuş, davacının karar düzeltme isteği Dairenin 11.01.2021 tarihli 2020/3684 E., 2021/27 K. sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
Mahkemenin 13.07.2021 tarihli 2021/228 Esas, 2021/815 Karar sayılı ilamı ile; davanın niteliğini tespit etme görev ve yetkisinin mahkemeye ait olduğu, dava dilekçesinde yer alan davalı ...'ın vekâletname ile yaptığı satışların bedellerini murise vermediği yönündeki iddia kapsamında açılan davanın vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tazminat davası olarak nitelendirilmesi gerektiği, buna göre murisin vekili olan davalı ...'ın taşınmazların satışından elde ettiği geliri murise verdiğine ilişkin dosyaya sunulmuş herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilerek dahili davalılar ile ilgili olarak davanın reddine dair kararın kesinleşmiş olması nedeniyle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına; davalı ... yönünden bedel isteğinin kabulü ile 151.209,12 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 07.04.2022 tarihli 2021/10583 E., 2022/2895 K. sayılı ilamı ile dosya 6763 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 373. maddesinin 5. fıkrası uyarınca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmiş,Yargıtay Hukuk Genel Kulunun 24.01.2024 tarihli 2022/1-748 Esas, 2024/19 Karar sayılı kararı ile; Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili yeni bir hukuki değerlendirme ve gerekçeye dayalı oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu, kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevinin Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğu gerekçesi ile yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Daireye gönderilmiştir.
Dairenin 29.05.2024 tarihli 2024/2232 E., 2024/3947 K. sayılı ilamı ile; davacı vekilinin dava dilekçesinde muris muvazaasına dayandığı, 21.05.2021 tarihli dilekçesindeki vekalet görevinin kötüye kullanıldığına ilişkin iddiasının “İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi” yasağı kapsamında kaldığı, davacı tarafça bu yöne ilişkin yapılmış bir ıslah ya da karşı tarafın açık muvafakatinin de bulunmadığı, davanın vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı olduğunun kabul edilemeyeceği, taşınmazların murise vekaleten davalı ... tarafından davaya dahil edilen ... ve ...'e satış suretiyle devredildiği, davalı ...'a muris tarafından yapılan bir temlik bulunmadığı, murise vekaleten temlik yapan vekile karşı muris muvazaasına dayalı olarak açılan tazminat davasının dinleme imkanı bulunmadığı gözetilerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, davacının karar düzeltme isteği Dairenin 25.11.2024 tarihli 2024/4900 E., 2024/6307 K. sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dahili davalılar ..., ... ve davalı ...’a yönelik tapu iptali ve tescil talebine ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalı ... aleyhine terditli olarak açılan tazminat isteminin bozma ilamındaki gerekçeler ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı, gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, temyiz edilen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.