"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/221 E., 2022/327 K.
Mahkeme kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sırasında Kırşehir ili, Merkez ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 86... parsel sayılı 7.715,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ... adına tespit edilmiş, itirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen dava dışı ... tarafından açılan tespite itiraz davası reddedilmiş, söz konusu karar derecattan geçerek onanmıştır. Çekişmeli 1 86... parsel sayılı taşınmaz, imar uygulaması sonucu 25 62... , 2, 3, 4 ile 25 67... , 4, 5 ve 6 parsellere ayrılmıştır.
Davacı Hazine, Kadastro Mahkemesinde dava konusu taşınmazın kadastro sonucu oluşan tapu kaydı ve imar uygulaması sonucu ayrıldığı parsellerin tapu kayıtlarında davalı göründüğünden bahisle taşınmazın malik hanesinin Hazine adına doldurulması istemiyle dava açmış, görevsizlik kararı üzerine dava dosyası yukarıda yazılı esasa kaydedilmiştir.
Davalı, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyuşmazlığın niteliği itibariyle Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, dosyanın gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesinin bu görevsizlik kararı ile bağlı olduğu, bu nedenle iddia ve savunma doğrultusunda deliller toplanmak suretiyle işin esasına girilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davacı Hazinenin iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Dosya içeriğinden; çekişmeli 1 86... parselin mütegayip eşhastan intikal ettiği ve Hazine tarafından Belediyeye devredildiği gerekçesiyle Kadastro Komisyonu tarafından davalı ... Belediyesi lehine tespit edildiği, bilahare Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/321 Esas numaralı dosyası ile mülkiyeti davalı olduğundan bahisle davanın sübutuna kadar mülkiyet hanesinin açık bırakılmasına karar verildiği, anılan dosyanın incelenmesinde, davacının ..., davalının ... Belediyesi ve Hazine, davanın ise tespitin iptali istemine ilişkin olduğu, Mahkemece 19.11.1976 tarihli kararla çekişmeli taşınmazın emvali metrukeden intikalle Hazineye kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi Başkanlığının 21.02.1977 tarih ve 1977/876 Esas, 1127 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 13... tarihli Ahar Mahallere Nakledilen Eşhasın Emval ve Düyun ve Matlübatı Metrukesi Hakkında Geçici Kanun ile 20... tarihli Emvali Metruke Kanunu'nu değiştiren 15... tarihli 333 sayılı Kanun'a göre, bu kanunlarda yazılı şekillerde firari ve mütegayyip bulunan veya başka yerlere nakil olan şahısların, bu hallerin vuku bulunduğu an zilyetlik ve mülkiyetinde olan taşınmaz malların ilgisine göre Maliye veya Evkaf Hazinelerinin mülkiyetine geçeceği hükme bağlanmış olup anılan mevzuat uyarınca kayıp yahut yitik kişilerden intikal eden taşınmazlar Hazine mülkiyetindedir. Yargıtay uygulamasında, 1972 yılında kabul edilen 1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, emvali metruke kanunları gereğince Devlete kalan tapusuz taşınmazlara usulüne göre el konulmadıkça, olağanüstü zamanaşımı ile kazanılabileceği kabul edilmekte ise de 1617 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden sonra, kanun maddesiyle ve geçmişe etkili olarak, kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmazların tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap olunamayacağı açık hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; yazılı şekilde davacı Hazinenin iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Taşınmazın tespit tutanağı ve komisyon kararı incelendiğinde, emvali metrukeden intikalen Hazineye kaldığı, bilahare Hazine tarafından davalı Belediyeye devredildiği belirtilerek kadastro tespitinin yapıldığı, ardından Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/321 Esas numaralı dosyası ile mülkiyeti davalı olduğundan bahisle davanın sübutuna kadar mülkiyet hanesinin açık bırakılmasına karar verildiği, anılan dosyanın incelenmesinden ise çekişmeli taşınmazın emvali metrukeden intikalle Hazineye kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşıldığına göre, çekişmeli taşınmazın evveli itibariyle mütegayip eşhastan intikal ettiği hususundaki bu tespit ve kayıtların akıbetinin yöntemince araştırılması, bu yerin kanunları uyarınca Hazineye kalan yerlerden olup olmadığı tereddütsüz biçimde belirlendikten sonra hüküm kurulması gerektiği muhakkaktır.
Ne var ki, Mahkemece yöntemince araştırma yapılmamış, davayı aydınlatma ödevi uyarınca çekişmeli taşınmazın emvali metruke olup olmadığı hususunda var ise davacı Hazinenin elindeki kayıtlar ( Arazi Tahrir Cetveli Defteri, ecrimisil ihbarnameleri, tapu tahrir kayıtları vb.) temin edilmemiş, dava konusu taşınmazın imar kapsamına alınmadan önce kadastral paftada komşuları belirlenip var ise komşu parsellerin tutanağı ve eki kayıtlardan istifade edilerek dava konusu taşınmazın yönünü emvali metruke okuyup okumadıkları belirlenmemiş, yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği tanıklar marifetiyle taşınmazın öncesi sorulup saptanmamıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazın imar uygulaması görmeden evvel kadastral paftadaki komşuları belirlenip komşu taşınmazların kadasro tespit tutanakları ile var ise tespite esas tapu kayıtları ve dayanak belgeleri ile haritaları tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmeli, var ise davacı Hazinenin elinde bulunan çekişmeli taşınmaza ilişkin kayıtlar ( Arazi Tahrir Cetveli Defteri, ecrimisil ihbarnameleri, tapu tahrir kayıtları vb.) temin edilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek en az üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşifte yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bu nitelikteki kişilerden (mütegayip eşhastan) kanun gereği Hazineye intikal eden taşınmazların süresi ne olursa olsun zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı dikkate alınmalı; komşu taşınmazların tespitine esas dayanak tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile ve varsa haritaları mahallinde uygulanmalı, bu suretle ilgili tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmeli; öte yandan, var ise Hazine dayanağı kayıtların taşınmaza aidiyeti denetlenmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar gözardı edilip yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Açıklanan sebeplerle; davacı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile, Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davacı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına; Dosyanın Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.