"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/785 E., 2024/2383 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/450 E., 2022/174 K.
Dava, tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; muris ...'un yasal mirasçıları olduklarını, dava konusu 6 63... parsel sayılı taşınmazın malik ...'un adına kayıtlı iken kendisini bilen-tanıyan olmadığı, mirasçısı bulunmadığı gerekçesiyle Hazineye intikalinin talep edildiği ve muris adına kaydının iptali ile önce Maliye Hazinesi adına sonra da vakıf şerhi olması nedeniyle......adına tesciline karar verildiğini, kararın yetersiz yapılan araştırmalara dayanmasından ötürü hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile davacılar adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde rayiç bedelinin faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı vekili; hasımlı veraset ilamı alınması ve irs bağlantısı kurulması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın davacıların murisine hiç intikal etmediği (sehven bir ara intikal edilmiş sonra mahkeme kararıyla iptal edilmiş) ayrıca tapu kaydı ve veraset ilamı gereğince davacılar dışında başka mirasçılar bulunması ve bu kişilerin dava açmamış olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın evveliyatında tapu kütük sayfasında ... adına 1940 yılında tescil gördüğü, 1953 yılında Kadastro Komisyonu kararı gereğince terkin edildiği, malik hanesinin boş bırakıldığı, 15.06.1989 tarihli kadastro komisyonu kararı ile ...adına tesciline dair verilen karara süresi içerisinde yapılan itirazla taşınmazın Hazine adına 20.04.1996 tarihinde Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/220 Esas, 1996/307 Karar sayılı kararı ile tapuya tesciline karar verildiği, kararın 25.05.1998 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise kadastro tespitinde adına tescili gerektiği bildirilen ...'ndan evvel var olduğu iddia edilen hakka dayanılarak 24.10.2017 tarihinde açıldığı, Kadastro Kanunu 12/3 maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.