"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2297 E., 2025/1362 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/288 E., 2023/1038 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 21... parsel ve 2 20... parsel sayılı taşınmazların davalı Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, taşınmazların kendisine babası ... ...'ten kaldığını, evin tek çocuğu olduğunu, yıllardır taşınmazların tarafınca kullanıldığını, tarlaların kendisine ait olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili; taşınmazların davalı Hazine adına kayıt ve tescil edildiğini, zilyetlikle kazanımın mümkün olmadığını, Devlete kalan taşınmaz malların kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın başkasından satın alınmış olması veya veraseten intikal etmiş olması halinde ilk malik ve muris açısından da zilyetlik şartlarının araştırılması, kadastro tespitinin yapıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin ve kazanım şartlarının ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilebilecek yerlerden olmadığını, davacı lehine zilyetlikle edinme koşulları gerçekleşmediğini, davacı tarafın zilyetlik iddiasını somutlaştıramadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
... Asliye Hukuk Mahkemesi 23.12.20 20... /2 10... /517 Karar sayılı kararıyla; keşif mahallinde dinlenen tanık beyanları, alınan teknik bilirkişi raporları sonucunda, dava konusu taşınmazlar da 1955 yılından bu yana tarım yapıldığı, 2 20... nolu parselin üzerinde meyve ağaçları bulunduğu, 2 21... parsel sayılı taşınmazın boş tarla görünümlü olduğu ve yakın zamanda ekilip biçildiği, taşınmazın imar ve ihya edildiği, mera, yaylak ve kışlak da olmadığı, taşınmazlar da davacının kadastro çalışmaları yapılmadan evvel 20 sene öncesine dayalı kesintisiz ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetliği mevcut olup kadastro tespiti sırasında tutanaklarda taşınmazların ... oğlu ...' in olduğu kabul edilmiş, nüfustan resen yapılan araştırmada aynı bölgede aynı isminde başka bir şahsın yaşamadığı tespit edilmiş, buradan hareketle davacının tespit öncesi zilyet olduğunun tanık beyanları ile de örtüşmesi nedeniyle hak sahibi olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 17.03.2022 tarihli 2021/269 Esas, 2022/210 Karar sayılı kararıyla; yapılan değerlendirme ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, davacının, taşınmazın kendisine miras bırakanlardan kaldığını ve uzun seneden beri zilyet olduğunu ileri sürdüğü, yapılan keşifte de bütün tarafların dava konusu yerlerin davacının babasından eşine kalıp, davacının annesiyle birlikte kullandığını beyan ettikleri, murisler ... ve ... ...'in davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu dosya kapsamına alınan nüfus kayıtlarından anlaşılmakla; davacıya taşınmazların adına tescil isteminin dayanağı hukuki işlemi bildirmesi istenmeli, bildirilen hukuki nedene göre murislerinden kendisine hangi hukuki nedenle isabet ettiğini kanıtlayamadığı takdirde davacının tek başına dava açma hakkının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, ispat ettiği takdirde işin esasına girilmeli; usulüne uygun yeniden keşif yapılarak taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu ve kime ait olduğu, bilinen ilk zilyedinin kim olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı,beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, fen bilirkişisine ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte incelenerek sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeksizin davanın çözümüne esas teşkil edecek tüm deliller toplanıp değerlendirilmeden, eksik inceleme ve yetersiz, çelişkili ve soyut tanık beyanlarına dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, dava konusu taşınmazların annesi tarafından kendisine bağışlandığı, diğer kardeşlerine başka tarla verildiği, dava konusu taşınmazların kendisinin olduğunu beyan ettiği, dinlen davacı tanıkları ve mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazları annesinin davacıya bağışladığını beyan ettiği, kadastro tespiti sırasında tutanaklarda taşınmazların ... oğlu ...'in olduğunun kabul edildiği, aynı bölgede aynı isminde başka bir şahsın yaşamadığı, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 21... parsel ile 2 20... parselin davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanık beyanları, alınan bilirkişi raporları ve özellikle dava konusu taşınmaza ilişkin çeşitli yıllara ait hava fotoğraflarında yapılan incelenmesine göre dava konusu taşınmazın ekili-sürülü vaziyette meyve bahçesi olarak tarımsal faaliyet yapıldığının, hava fotoğraflarında taşınmazın kullanımın net olarak gözüktüğü, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın bu kısımlarının davacının murisi tarafından yapılan bağış sonucunda davacıya kaldığı, halen de davacının zilyetliğinde olduğu ve adına tescil kararı verilen yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu göz önüne alınarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 2 20... parsel sayılı ve 2 21... parsel sayılı taşınmazların, köyde bulunmayan ... olduğu ...'in olduğu, ancak malikin tespit edilebilmesi için gerekli nüfus bilgilerinin teknisyenliğe ibraz edilmediği, muhtar ve bilirkişilerce de mutabakatın sağlanamadığı ve taşınmazlar üzerinde kimsenin hak iddiasında bulunmadığı, hak kaybına uğranmaması için taşınmaz maliki tam olarak tespit edilemediğinden, taşınmazların Maliye Hazinesi adına senetsizden tarla vasfı ile tespit edildiği, kadastro tespitlerinin 07.07.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlar üzerinde, davacı lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; mahallinde yapılan keşifte davacı, dava konusu taşınmazların babası ... ...'e, ondan da annesine kaldığını, sonra da kendisine geçtiğini, dava konusu taşınmazların annesi tarafından kendisine bağışlandığını, diğer kardeşlerine başka tarla verildiğini beyan etmiş, keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişiler de dava konusu taşınmazların öncesinde davacının babası ... ...'e ait olduğunu, davacının babası tarafından da davacının annesi, ... eşi ... ...'e kaldığını, annesinin de sağlığında davacıya bağışladığını beyan etmişlerdir. Ancak, muris ... ...'in, eşi ... ve davacı dışında başkaca mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, çekişmeli taşınmazlar hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuksal nedenine dayanarak müstakilen adına tescili istemiyle dava açmış ise de beyanlardan öncesinde babasının zilyetliğinde olduğu, ondan da eşi ...'ye geçtiği anlaşılan taşınmazların muristen eşi ...'ye ne şekilde geçtiği (taksim, satış, bağış vs.) hususunda açıklama yapmamış, Mahkemece de bu hususta davacıdan açıklama istenmemiştir. İştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda mirasçılardan birisi tek başına taşınmazın adına tescili için dava açamayacağı gibi bu şekilde açılan davaya diğer mirasçıların muvafakatlerinin sağlanması suretiyle devam edilmesi de mümkün değildir.
Somut olayda; Mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı hususunda yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Ayrıca hava fotoğraflarına ilişkin değerlendirmenin de bu konuda uzmanlığı bulunmayan kadastro teknikeri tarafından yapıldığı, raporun hükme esas almaya uygun olmadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davacıdan, çekişmeli taşınmaz bölümünün muris baba ... ...'ten eşi ... ...'e ne şekilde intikal ettiği hususunda açıklama istenmeli; taksim, bağış, satın alma vs. gibi nedenlerden birine dayanması durumunda, bu hususu kanıtlaması için kendisine süre ve imkan tanınmalı, davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu sonucuna varılması halinde çekişmeli taşınmaz bölümüne ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli orto foto ve uydu fotoğrafları ile memleket haritaları ilgili yerlerden getirtilmeli, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle ... Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, sonrasında mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi, teknik bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla keşif yapılmalı; keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliği, öncesinin bataklık olup olmadığı, toprak ile doldurulup doldurulmadığı, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, üzerinde sürdürülen zilyetliğin bulunup bulunmadığı ve mevcut ise zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli ve yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın eğimini, niteliğini, toprak yapısını, üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını, taşınmaz üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmazın kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel verilere dayalı, önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler mahiyette, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın her yönünden çekilmiş ve sınırları kabaca işaretlenmiş renkli fotoğraflarını içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden hava ve uydu fotoğrafları tevdi edilerek hava fotoğrafı ve memleket haritası ile kadastro paftası ölçeğinin harita çizim programları aracılığıyla eşitlenmesi suretiyle çekişmeli taşınmaz bölümünün konumunun çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmesi istenilmeli ve belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, sınırlarını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte bitirildiğini ve davacı tarafça ne şekilde kullanıldığını belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor istenmelidir.
Fen bilirkişisine keşfi takibe ve denetlemeye imkan veren rapor ve kroki düzenlettirilmeli; mahkeme hâkiminin, taşınmazın niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalıdır.
Bundan sonra, iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek kadastro tespit tarihine kadar 3402 sayılı Yasa'nın 14... . maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek noksan araştırma ve uygulama ile hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.