Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/539 E. 2026/2339 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/840 E., 2024/1727 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/126 E., 2019/47 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 2 76... parsel sayılı 3.369, 61... yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 2 04... parsel sayılı 1.825, 14... yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 2 04... parsel sayılı 1.838, 62... yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile ...'ın tasarrufunda iken 1975 yılında ...’a satılıp zilyetliğin devredilmesi nedeni ile ... adına; 2 04... parsel sayılı 448, 62... yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacılar; dava konusu 2 04... , 3, 4 ve 7 ile 2 76... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmalarında hatalı olarak müstakilen davalılar adına tescil edildiğini, taşınmazların davalılar ile ortak murisleri ...'dan intikal ettiğini, terekesinin taksim edilmediğini, kendilerinin de miras payı olduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının miras hisseleri oranında iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.

Yargılama sırasında davacılar vekili, taşınmazlar üzerindeki binalar hakkında talepte bulunmadıklarını ve 2 04... parsel sayılı taşınmaz yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.

Davalı ..., dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek davacıların murisinden satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne; 2 04... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın feragat nedeniyle, çekişmeli 2 04... parsel sayılı taşınmaz hakında açılan davanın davacıların mirasbırakanı tarafından davalı tarafa satıldığı gerekçesiyle davanın reddine, diğer taşınmazların mirasbırakan ...’dan intikal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davacılar vekili ile davalı ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...; ... mirasçılarından ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, Mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı, ancak harç ve yargılama giderlerinin miras payı üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacılar ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.01.2024 tarihli ve 2023/5971 Esas, 2024/590 Karar sayılı kararı ile; “ çekişmeli taşınmazların mirasbırakandan kaldığının dosya kapsamı ve taraf beyanları ile sabit olduğu, davacıların mirasbırakanının taşınmazlardaki paylarının satılıp satılmadığı veya mirasbırakanın tüm mirasçıları arasında terekede yer alan malların taksimi hususunda bir anlaşma yapılıp yapılmadığının yeterince araştırılmadığı, Mahkemece yeniden keşif yapılarak keşifte satış senedinin yöntemince uygulanması, taşınmazlarda zilyetliğin hangi tarihten beri hangi nedenlerle kimde olduğu, mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçıları arasında pay temliki yapılıp yapılmadığı yahut terekesinin tüm mirasçıların katılımı ile taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise çekişmeli taşınmazların kime isabet ettiği hususlarında mahalli bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların evveliyatında tarafların kök murisi ...'dan geldiği, ...’ın ölümünden sonra davacıların murisi olan ..., davalıların murisleri ..., ... ve ...'ın katıldıkları taksim sonucunda 2 04... parselin davacıların murisi ...'ya, 2 04... parselin ...'e, 2 04... parselin ...'a ve 2 76... parselin ...'e kaldığı, herkesin kendisine kalan taşınmazı taksimden sonra uzun bir süre kullandığı, davacıların murisi ...'nın daha sonra kendisine kalan taşınmazı ...'e sattığının anlaşıldığı, şu haliyle taraflar arasında tüm mirasçıların katılmaması nedeniyle usulüne uygun olmayan bir taksim bulunmakta ise de usulsüz taksimi gerçekleştirenlerden birinin de davacıların murisi olduğu, davacıların, usulsüz taksimde kendisine kalan taşınmazı tespite kadar itiraz etmeksizin kullanan ve sonrasında satan murislerinin bizzat gerçekleşmesini sağladığı işlemin geçersizliğini iddia ederek hak talebinde bulunmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı, davacıların murisinin kök muristen kalan paylarını davalılara devrettiğinin kabulü gerekmekte olup davacıların hakları kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§