"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/42 E., 2024/20 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu Artvin ili, Ardanuç ilçesi, ... köyünde bulunan çekişmeli taşınmaz bölümü tescil harici bırakılmıştır.
Davacı, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili, aşamada davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 27.11.2013 tarih ve 2012/648 Esas, 2013/610 Karar sayılı kararıyla; (A) harfi ile gösterilen 3996, 23... lik kısmın dere yatağı vasfında olmadığı, çayır vasfında olduğu ve davacı dayanağı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, Mahkemece yasal ilanlar yapılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu açıklanarak hüküm bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 05.07.2017 tarihli ve 2016/934 Esas, 2017/537 Karar sayılı kararı ile, davacının dayandığı tapu kaydının taşınmaza uyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; eksik inceleme ile karar verildiği, davacının dayanak tapu kaydının usulünce uygulanarak kapsamının belirlenmesi gerektiği açıklanarak bozulmuş, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı yazılı karar ile; yerinde bulunan bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne, bilirkişi raporunun Ek-1 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen ve tescil harici olan dava konusu 3.996,23 m²'lik kısmın 133 adanın son parsel numarasını takip eden numara verilmek suretiyle tarla vasfı ile ... Köyü Cami Vakfı adına tesciline karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik araştırma ile karar verilmiştir.
Şöyle ki; davacı tarafın dayandığı tapu kaydı tüm geldi ve gittileri ile eksiksiz olarak getirtilmemiş, tapu kaydının başkaca taşınmazlara revizyon görüp görmediği kesin olarak belirlenmemiş, komşu taşınmazların kadastro tespit tutanak ve dayanakları tam olarak dosya arasına alınmamış, fen bilirkişisinin kayıt uygulamasını denetlemeye elverişli olmayan raporu ile yetinilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için bozma ilamında belirtildiği üzere davacının dayandığı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm intikalleri ile dosya arasına getirtilmeli, tapu kaydının başkaca taşınmazlara revizyon görüp görmediği belirlenmeli, dava konusu taşınmaza komşu olan tüm taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile dayanak kayıtları eksiksiz olarak dosya arasına alınmalı, sonrasında mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşifte davacının dayandığı tapu kaydı ve haritası yöntemince uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Tapu kaydının krokisinin zemine uygun olmaması ve uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde, tapu kayıtlarının sınırlarına itibar edilmeli, bu amaçla dayanak tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanakları kayıt ve belgelerinin dava konusu yeri ne şekilde sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, kayıtta yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için davacıya tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir.
Keşif icrası sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tapu kayıtlarının ihdası, intikali, intikal sırasında hudutlarda ve miktarda değişiklik varsa bu değişikliğin nedeni, hudutların arz ettikleri özellikler hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır.
Tapu kaydının revizyon gördüğü parseller varsa, bunlardan hükmen kesinleşenlerin dava dosyalarındaki kayıt uygulaması, tapu kaydına kapsam tayin edilirken göz önünde bulundurulmalıdır. Yerel bilirkişiler ve tanıkların, tapu kayıtlarının uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarının zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli; fen bilirkişisinden uygulanan tapu kaydının haritası ve ölçeğini kadastro paftasının ölçeği ile eşitleyerek zemine uygulanmak suretiyle kaydın kapsamını belirlemesi, komşu parsel tutanak ve dayanaklarına göre çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduklarını gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlemesi istenmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, değinilen hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Artvin 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.