"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/509 E., 2025/628 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydıncık(Mersin) Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/110 E., 2022/132 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalının davacının üvey oğlu olduğunu, davacının muris eşi ...'in davacıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalı oğluna 3011 parsel sayılı taşınmazını satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde edinilmiş mallara katılma rejimi ve miras payı oranında tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili; davalı yurt dışında yaşadığı için satış işlemlerinin muris tarafından davalı adına yapıldığını, taşınmaz için 92.000,00 TL bedelle anlaşıldığını, 46.000,00 TL'nin daha önce elden verildiğini kalan 46.000,00 TL'nin de banka kanalıyla gönderildiğini, yan parselin de ... tarafından satın alındığını, murisin vekaletle davalı adına alması gereken taşınmazı vekaletnamenin il bazlı sınırlı olması nedeniyle önce murisin üzerine alındığını sonrasında da davalıya devredildiğini, murisin emekli öğretmen olması nedeniyle dava konusu taşınmazı alım gücü bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalıya davacıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak devredildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2025 tarihli kararıyla temyiz talebinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve 22.05.2025 tarihli ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
O halde, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 22.05.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Fazla yatırılan 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.