Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5241 E. 2026/2672 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3301 E., 2025/1013 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/496 E., 2022/250 K.

Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili, murisin ... ili, ... ilçesi, ...Mahallesi, 1 19... parsel sayılı taşınmazını, mirasçıları miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla 2004 yılına tapuda satış göstermek suretiyle davalı ...'a bağışladığını, ardından taşınmazın davalı ... tarafından kendisinin bacanağı olan diğer davalı ...'a 2012 yılında yine muvazaalı işlemle satış gösterilerek devredildiğini, taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen satış bedeli arasında açık bir oransızlık olduğunu, davalı ...'ın iyi niyetli 3. kişi olmadığını, muvazaalı işlemi bildiğini ileri sürerek tapu k...ın iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; davalının murise bekarlıktan beri bedenen çalışarak, onun işlerini görerek ve yine hayvan alım-satımı yaparak, ara ara paraya sıkıştığında nakit para vererek destek olduğunu, murisin zaman içerisinde kendisine borçlandığını, bu borçlarına karşılık murisin dava konusu taşınmazı devrettiğini, taşınmazın devralındığı tarihte değersiz olduğunu, murisin davaya konu edilen taşınmaz haricinde çok daha değerli taşınmazları bulunduğunu, diğer davalıya yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu, bedelin bir kısmını elden bir kısmını da banka hesabına yatırılması suretiyle aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; dava konusu taşınmaza iyi niyetli üçüncü kişi olarak malik olduğunu, satış bedelinin bir kısmını bankadan, geri kalanını ise bilezik bozdurarak parasını diğer davalıya elden vermek suretiyle ödediğini, satış bedelinin tapuda düşük gösterilmesinin satışın muvazaalı olduğunu göstermeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin yaptığı satıştaki iradesinin diğer mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunun ispat edilemediği, bedeller arasındaki farkın tek başına satışın muvazaalı olduğunun kanıtı olmayacağı, iyi niyetli olan ...'un satış ile mülkiyeti kazandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'ın tanığı ...'in taşınmazın kardeşine satıldığını beyan ettiği, dosyaya ibraz edilen dekonttan davalı ... adına...'a tarla parası yatırıldığının görüldüğü, mirasbırakanın birden fazla taşınmazının bulunduğu, murisin oğlu...'a yaptığı satışın gerçek olduğu, satışın murisin ölümünden 15 yıl önce yapıldığı ve... tarafından ...'a 8 yıl geçtikten sonra satış yapıldığı, satış gerçek olmasa ikinci satışın ilk satıştan sonra yapılmasının menfaate daha uygun olacağı, murisin satıştaki iradesinin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunun ispat edilemediği, bedeller arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağı, davalılar arasındaki satışın muvazaalı olduğunun da ispat edilemediği, davalı ...'ın iyi niyetli mülkiyeti kazandığı, her iki satışın da gerçek olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§