Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5226 E. 2026/3158 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/397 E., 2025/1206 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/145 E., 2024/531 K.

Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı; dava dışı oğlu...ile davalının kızı ... ...un gönül ilişkileri olduğunu ve kaçtıklarını, ikisinin de yaşları küçük olduğu için ...’nın ailesinin şikayetçi olduğunu ve oğlunun yargılandığını, dava devam ederken oğlu ile davalının kızının evlendiklerini, oğlu cezaevinde iken gelinin dava sürecinde geçimini sağlaması için dava konusu 100 parsel sayılı taşınmazını davalıya devrettiğini, oğlu cezaevinde iken gelinin boşanma davası açtığını, davanın reddedilmesi üzerine tarafların anlaşmalı boşanma protokolü sunduklarını, gelinin yaşamını temin için inançlı işlem yaptığını, oğlunun cezaevinden tahliyesini müteakip oğluna devredilecek bir taşınmazını gelininin babasına devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı; inançlı işlemin söz konusu olmadığını, davacının oğlunun kızını kaçırdığını ve yıllarca bu nedenle cezaevinde kaldığını, inançlı işlemin yazılı delille kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı her ne kadar dava konusu taşınmazın davacı tarafından ziynet karşılığı olarak ileride kendi kızına devredilmek üzere kendisine davacı tarafından zorla devredildiğini iddia etmiş ise de yörede ziynet eşyası olarak taşınmaz devredildiğine dair herhangi bir delil sunmadığı gibi dava konusu taşınmazın kendi rızası hilafına zorla devraldığının kabulü hayatın olağan akışına aykırı olacağından davalının beyanının inkara yönelik olduğu, taraflar arasındaki anlaşmanın, davalının Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesindeki beyanı gibi dava dışı tarafların çocuklarına devredileceği olduğu, tarafların boşanmış olması nedeniyle de inanılan olgunun gerçekleşme ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının 27.09.2024 tarihli duruşmadaki beyanında dava konusu taşınmazı ziynet eşyası olarak aldığını, daha sonra tapuyu kızına devredeceği, ceza dosyasındaki beyanında tapuyu çocuklara devredeceği şeklinde beyanda bulunmuş ise de buradaki çocuklar ifadesinden kastının kendi kızı olduğunu beyan ettiği, davacı tarafın inançlı temlik iddiasına ilişkin yazılı bir delili bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı mahiyetinde bir delil de bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince davalının ceza davasındaki beyanı ikrar olarak kabul edilip inanç ilişkisinin varlığının ispat edildiği benimsenmiş ise de davalının beyanının ikrar mahiyetinde olmadığı, davalının, davacının iddiası gibi dava konusu taşınmazı davacının oğluna tekrar devredileceğine dair bir beyanının bulunmadığı, yazılı delil yahut yazılı delil başlangıcı bulunmayan eldeki dosyanın mahiyeti gereği iddianın tanıkla ispatlanamayacağı, davacının usulüne uygun olarak yemin deliline de dayanmamış olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 4.268,00 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§