Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5152 E. 2026/2675 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2251 E., 2025/759 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ...Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/90 E., 2023/52 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucunda; ...ili, ...ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan 1 34... parsel sayılı taşınmaz, senetsizden Maliye Hazinesi adına ham toprak vasfıyla 23.12.2011 tespit edilmiş ve 14.12.2012 ilâ 14.01.2013 askı ilan süresi içerisinde dava açılmayarak 15.11.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacılar vekili; ...ili, ...ilçesi, ...köyü 1 34... parsel sayılı taşınmaza zilyet olduğunu ileri sürüp kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların davacılar adına tescilini talep etmiş, 26.02.2019 havale tarihli ıslah dilekçesi ile, 13.11.2018 tarihli kadastro bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide (A) harfi ile gösterilen 4.580,62 metrekarelik kısmının Rıza ve Kasım Şahin adlarına ve (B) harfiyle gösterilen 2.692,57 metrekarelik kısmının ise...varisleri adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.

Davalı Hazine temsilcisi; tespitte hata bulunmadığı ve davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 21.03.20 19... /3 Esas, 2019/12 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın keşif sonucu düzenlenen fen ve ziraat bilirkişisi raporlarının birlikte ele alınıp değerlendirilmesi sonucunda, taşınmazın (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen yerlerde üç parçaya ayrıldığı, (C) ile gösterilen kısmın eğimi ve tarıma elverişli olmaması nedeniyle ham toprak vasfında olduğu ve diğer parçalardan geçen sulama arkı ile sınırının olduğu, (A) harfi ile gösterilen kısmın ... ve ... tarafından kullanıldığı, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise...tarafından kullanıldığı ve bu kısımlar bakımından davacıların zilyetlik ile kazanma koşullarını sağladıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.20 22... /870 Esas, 2022/918 Karar sayılı kararı ile, davacı tanık deliline dayanığı halde tanıkları dinlenmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı tarafa tanıklarını bildirmesi için usulüne uygun süre verilip tanıklar bildirildiğinde usulüne uygun olarak keşif mahalline davet edilip dinlenmesi gerekirken bunun gözden kaçırılarak mahalli bilirkişi beyanlarına dayalı olarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı, Kadastro Müdürlüğü, Tapu Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden yöntemince senetsizden tescil edilen taşınmaz araştırması yapılmadığı, 15-20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı dönemde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve 2000 yılından itibaren çeşitli yıllara ait uydu fotoğrafları, kadastro paftaları getirtilerek imar-ihyanın tamamlandığı tarihten tespit tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik şartlarının davacı lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerektiği gerekçesiyle davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapmak ve hüküm vermek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ziraat ve jeodezi bilirkişi raporlarında taşınmazın kullanımı hususunda tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının doğrulandığı, (A) ve (B) harfleri ile belirtilen kısımların ziraat bilirkişi raporunda imar-ihyasının yapılmış olduğu ve sulu tarım arazisi vasfında oldukları, jeodezi bilirkişi raporunda ise 1994 yılına kadar olan hava fotoğraflarında bu kısımlarda imar-ihyaya konu olabilecek tarımsal sürüm izlerinin gözlendiğinin rapor edildiği, ilçede 1980'li yıllardan çok yakın zamanlara kadar terör olaylarının çok şiddetli yaşandığı, özellikle 1990'lı yıllarda köylerin bir kısmının boşaltıldığı, köylerde yaşayan kişilerin terör korkusuyla bölgeyi terk ettiklerinin aşamalarda alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında da ifade edildiği, bu itibarla 1994 yılı itibariyle taşınmazda tarımsal sürüm izine rastlanılmamış olması hususu iradi bir terk olarak değerlendirilmediğinden zilyetliğin kesintiye uğramadığı, kadastro tespitinden önce dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile ifade edilen kısmının muris ... ve ...'in, (B) harfi ile ifade edilen kısmının muris ...'ın zilyetliğinde olduğu, bu kısımlar yönünden davacılar adına zilyetlikle iktisap şartlarını oluştuğu, (C), (D) ve (E) harfleri ile belirtilen kısımlar yönünden ise zilyetlikle iktisap şartlarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline, 17.04.2023 tarihli teknik bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 3442,56 m²'lik kısmın 1/2 hissesinin ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ..., ... adlarına miras payları oranında, 1/2 hissesinin ise davacı ... adına aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, aynı rapor ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 1993,32 m²'lik kısmın ...mirasçıları olan davacılar ..., ..., ..., ... Ve ... adlarına miras payları oranında aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, aynı rapor ve ekindeki krokide kabulüne karar verilen (A) ve (B) harfleri ile belirtilen taşınmaz bölümleri ifraz edildikten sonra bakiye kalan kısmının davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 17.04.2023 tarihli teknik bilirkişi raporu ve ekindeki krokinin kararın ekinden sayılmasına karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporlarına ve özellikle davacıların taşınmazı kiraya vermek suretiyle taşınmaz üzerindeki hakimiyetlerini devam ettirmelerine, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleşmesine göre davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- KARAR -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§