Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5127 E. 2026/3671 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2771 E., 2025/1781 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/6 E., 2021/500 K.

Dava, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse alacak istemine ilişkindir.

Davacı ... vasisi ... vekili; davacı ...'ın ayırt etme gücü olmadığı dönemde davalı ...'ın 19.12.2016 tarihli vekaletnameyi alarak davacıya ait 1 numaralı bağımsız bölümü davalı ...'a, 14 numaralı bağımsız bölümü davalı ...'ya, davalı ...'nın bir hafta sonra bu taşınmazı davalı ...'ye satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek dava konusu 1 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde alacak talep etmiştir.

Davalı ...; davacı ...'nın gayri resmi nikahlı eşi olduğunu, davacının vasisi kızı ...'ın annesi ile 25 yıl boyunca görüşmediğini, dava konusu taşınmazlardan 14 numaralı bağımsız bölümü tanıdığı ... ...'a emaneten devrettiğini, sonrasında da oğlunun arkadaşı ...'ye emaneten devrettiğini, davalı ...'a yapılan satış işleminden sonra davacının banka hesabına alıcı davalı ... tarafından 80.000,00 TL yatırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili; dava konusu 14 numaralı bağımsız bölümü davalının ...'dan 350.000,00 TL bedelle yatırım amaçlı satın alındığını, 120.000,00 TL'nin ... adlı kişiye banka kanalıyla gönderildiği, kalan bedelin ise elden verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; davalı ...'ın kendisinde emanet tapu olduğunu, bunu devretmek istediğini söylemesi üzerine hatır için taşınmazı devraldığını, 10-15 gün sonra da davalı ...'in oğlunun arkadaşı ve aile dostu olan davalı ...'e taşınmazı herhangi bir bedel almadan devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, davalının iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'ın işlem tarihlerinde fiil ehliyetinin bulunmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1 numaralı bağımsız bölümün kayıt maliki olan davalı ...'ın, taşınmazı geçersiz vekaletname ile satın alan ilk el olduğu ve bu nedenle iyiniyet iddiasında bulunamayacağından davalı adına olan kaydın iptaline karar verilmesi gerektiği, 14 numaralı bağımsız bölüm yönünden ise bizzat davalı ...'ın beyanından anlaşılacağı üzere davalı kayıt maliki ...'in, davalı vekil ...'in oğlunun arkadaşı olduğu ve taşınmazın geçersiz bir vekaletname ile kendisine temlik edildiğini bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olduğu, öte yandan 14 numaralı taşınmazın davalılar tarafından çok kısa bir süre içerisinde devir edildiği, davanın HMK'nın 190/1. maddesi ve TMK'nın 6. maddesi uyarınca ispatlandığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 6.806,88 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'tan, 23.302,18 TL bakiye onama harcının ise temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§