"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/178 E., 2025/1623 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/390 E., 2023/462 K.
Dava, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların dava konusu 88 59... parsel sayılı taşınmazdaki kendi paylarını ve murisleri ...'ın maliki olduğu payı imar planındaki amacına uygun kullanılması şartıyla davalı Belediyeye bağış suretiyle devrettiğini, her ne kadar bağış işlemi resmi akitte kayıtsız şartsız ve bedelsiz olarak görünmekte ise de bağışın şartlı olduğunun Belediyece hazırlanan belgelerden ve Tapu Müdürlüğüne gönderilen tescil istem yazısından anlaşıldığını, ancak aradan geçen süre boyunca davalının bağış amacına uygun herhangi bir faaliyeti bulunmadığını, bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmazın kayıtsız şartsız ve bedelsiz olarak davalı Belediyeye hibe edildiğini, bağışlamadan rücu şartlarının oluşmadığını, hibe tarihinden bugüne kadar amacına aykırı bir kullanım bulunmadığını, bütçe dahilinde tüm planların yerine getirilme sürecinde olduğunu, taşınmazın kamu yararına kullanılacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalı Belediyeye imar planındaki amacına uygun kullanılması için bağış suretiyle temlik edildiği, ancak taşınmazın bu amaca uygun olarak kullanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının imar planındaki amacına uygun olarak kullanmak şartı ile hibe ettiği taşınmazda, aradan geçen uzun süreye rağmen imar planındaki amacı doğrultusunda kullanılmak üzere herhangi bir yapılaşmaya gidilmediği, taşınmazın plana uygun kullanılmadığı, davacının, bağış amacına uygun olarak kullanılmayacağını daha önce öğrendiğine ilişkin davalı tarafça bir delil de sunulmadığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına yönelik savunmanın ispatlanamadığı, davanın kabulü yönünde verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116.601,08 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.