"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2195 E., 2025/645 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/173 E., 2023/199 K.
Dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; dava konusu 1 18... parsel sayılı “ ... ... Vakfından” olan taşınmazın 1/5'er payının ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ve ... adlarına kayıtlı iken kayıt maliklerine ... Defterdarının kayyım atandığını, adı geçenlerin gaipliği nedeniyle İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/754 Esas, 2003/582 Karar sayılı kararı ile taşınmazın 12.07.2005 tarihinde davalı Hazine adına tescil edildiğini, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi gereği vakıf taşınmazlarının Hazineye intikal yolunun kapatıldığını, aslı vakıf olan taşınmazın taviz bedeli ödensin ya da ödenmesin her halükarda mutasarrıfın mirasçı bırakmadan ölüm, kaybolma, terk ve mübadil gibi durumlara düşmesi halinde taşınmazın yalnızca vakfına geri döneceğinin hüküm altına alındığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile ..... ... ... Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; taşınmaz kaydı üzerinde bulunan vakıf şerhinin mukataalı, icareli ya da öşürlü olduğuna dair herhangi bir belirtme olup olmadığının, vakıf şerhinin niteliğinin ne olduğunun ve Vakıflar Kanunu 17. maddenin uygulaması kapsamında bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, taşınmazın işgalcilerin kullanımında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın tapu kaydında vakıf şerhinin bulunduğu, aslının vakıf olduğu, kayıt maliklerinin gaip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın mutasarrıflarının gaip oldukları, 5737 sayılı Kanun’un 17. maddesinde düzenlenen koşulların oluştuğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.