Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4961 E. 2026/3380 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2314 E., 2025/1316 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/233 E., 2023/586 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; muris ...’in babasından intikal eden taşınmazdaki 3/20 oranındaki miras payını 26.11.1996 tarihinde davalı kardeşi ...’e satış işlemi görünümü altında devrettiğini, ancak söz konusu temlikin gerçekte bağış niteliğinde olup murisin eşi ve çocuğundan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirildiğini, tapuda gösterilen satış bedelinin gerçeği yansıtmadığını ve murise herhangi bir ödeme yapılmadığını, murisin taşınmazı satmasını gerektirecek ekonomik bir ihtiyacının bulunmadığını, devir sonrasında da taşınmazdan yararlanmaya ve gelir elde etmeye devam ettiğini, bu hususların işlemin muvazaalı olduğunu ortaya koyduğunu, ayrıca yapılan devir nedeniyle davalının miras payının arttığını ve sonrasında gerçekleştirilen paylaşımda haksız avantaj sağladığını ileri sürerek pay oranında iptal - tescil talep etmiştir.

Davalı vekili; dava konusu temlikin muvazaalı olmadığını muris ...’in babası ...’ten intikal eden taşınmazdaki 3/20 oranındaki miras payını 26.11.1996 tarihinde davalı ...’e gerçek bir satış işlemiyle devrettiğini, satış bedelinin ödendiğini ve murisin bu bedelle ticari faaliyetlerinden kaynaklanan borçlarını kapattığını savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, davanın muvazaa hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, davacılar murisi ...’in babasından intikal eden taşınmazdaki 3/20 oranındaki hissesinin 26.11.1996 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devrettiği, bu hissenin davalının mevcut payı ile birleştirilerek adına tescil edildiği, muris ...’in devir tarihinde önemli miktarda borçlarının bulunduğu, borçlarını ödeyememesi hâlinde taşınmazını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı, davalı ...’in ekonomik durumunun taşınmazı satın almaya elverişli olduğu ve murisin borçlarının davalı tarafından karşılandığı, devir işleminin murisin borçlarının tasfiyesi amacıyla gerçekleştirildiği, davalıya yapılan temlikte davacılardan mal kaçırma kastının bulunmadığı ve muvazaa iddiasının davacılar tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-KARAR-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§