Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4949 E. 2026/2937 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3415 E., 2025/1088 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/90 E., 2022/201 K.

Dava, inançlı işlem ve muvazaa hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı; emekli öğretmen olduğunu, eşi ile birlikte kolej açtıklarını ancak iflas ettiklerini, zor durumda olduğunu gören davalı kardeşinin annelerinden kalan miras payının haczedilmemesi için zor dönemi atlattıktan sonra payını tekrar vereceği beyanı ile bedel ödemeksizin dava konusu 1 79... ve 13 parsel sayılı taşınmazlardaki payını aldığını, davalının dava konusu taşınmazlardaki annelerinin payını da ölünceye kadar bakma akdi ile aldığını, kendisinin paylarını davalıya satma iradesi olmadığını, davalı ile aralarında yapılan işlemin muvazaalı olduğunu, hakkında birçok icra takibi olduğunu, 9 ay cezaevine girdiğini, davalının annelerine de bakmadığını, ölünceye kadar bakma akdinin de hükümsüz olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş; davacı vekili 16.12.2021 tarihli dilekçesi ile, müvekkilinin annesinin payına ilişkin bir talepleri olmadığını, müvekkilinin babasından kalan taşınmazlara ait 3/8'lik paylarının icra baskısı altında olması sebebi ile muvazaalı devredildiğini bildirmiştir.

Davalı; temlikin gerçek satış olduğunu, bedeli karşılığında dava konusu payları satın aldığını, ölünceye kadar bakma akdinin de gerçek olduğunu, dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı her ne kadar muvazaa hukuki sebebine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talep etse de (kaldı ki davacının devir işlemlerinde taraf olduğu göz önüne alındığında kendi muvazaasına dayanamayacağı ve muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği) davacının ileri sürdüğü vakıalardan dayandığı hukuki sebebin inanç sözleşmesi olduğu, taşınmaz devrinin inançlı işlem olduğuna dair yazılı bir delil, doğrudan bir belge ya da delil başlangıcı niteliğinde bir belge bulunmadığı, soyut tanık ifadelerine de itibar edilemediği, davacı taraf yemin deliline dayanmadığından yemin teklif etme hakkının hatırlatılamadığı, davacı ve davalının kardeş olması sebebi ile senet ile ispat zorunluluğu olmadan tanık anlatımları ile inanç sözleşmesinin ispatlanabileceği akla gelse de tarafların yakın akraba olması dahi inanç ilişkinin varlığının tanıkla ispatlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın inançlı işlem ve muvazaa sebeplerine dayandığı, davacının davalıya gerçekleştirdiği taşınmaz devrinin inançlı işlem olduğuna dair yazılı bir delil, doğrudan bir belge ya da delil başlangıcı niteliğinde bir belge bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı, muvazaa hukuksal sebebi yönünden de yine kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağı, kaldı ki muvazaa yönünden de davacının yazılı delili olmadığı ve yemin deliline de dayanmadığı saptanarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-KARAR-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§