"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2724 E., 2025/1330 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/409 E., 2024/171 K.
Dava, hata hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin 17.03.2015 tarihine kadar ...ili, ...ilçesi,... Mahallesi 90 80... parsel sayılı "arsa" vasıflı üzerinde bina olan taşınmazda iki daire sahibi olduğunu, müvekkilinin ilk olarak 17.05.1999 tarihinde 90 80... parsel sayılı tapuda halen arsa görünse de aslen üzerinde bina bulunan taşınmazın 6/160 hisseye denk gelen 9 nolu dairesini satın aldığını, akabinde 18.05.2000 tarihinde ise aynı binadan bu kez 6/160 hisseye denk gelen 2 nolu daireyi satın aldığını, böylece taşınmazdaki hissesinin 6/160'dan 12/160'a çıktığını, müvekkilinin daha sonra 17.03.2015 tarihinde 2 nolu dairesini davalıya sattığını, ancak bu satış işlemi sırasında binada henüz kat mülkiyeti kurulmadığından bağımsız bölümler belli olmadığı için taraflarca hataya düşülerek müvekkilinin tek dairesi yerine iki dairesine isabet eden binadaki 12/160 hissesinin tamamının davalı adına tapuda devir ve tescil edildiğini, oysa her iki tarafın da iradesinin sadece 2 nolu dairenin yani 6/160'lık hissenin davalıya satılması olduğunu, nitekim tek bir dairenin bedelinin müvekkiline ödendiğini, müvekkilinin 2015 yılından bu yana kendisine ait olan 9 nolu dairenin emlak vergilerini ödediğini ve ilgili daireyi kendi tasarrufunda kullandığını ve kiraladığını, taraflar arasında 2015 yılından bu yana bir kez bile 9 nolu dairenin müvekkiline aitliği hususunda tek bir ihtilaf çıkmadığı gibi, davalının da 9 nolu dairenin müvekkiline ait olduğunu zaten kabul ettiğini, yapılan bu vahim hatanın 2023 yılı Mart ayında kat mülkiyetine geçilmesine dair işlemler yapılırken anlaşıldığını ileri sürerek dava konusu 90 80... parsel sayılı taşınmazda davalı adına olan 12/160 paydan 6/160 payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; tapuda sistemsel bir şekilde yanlışlık yapıldığını, davacıya her daim yardımcı olmak istediklerini, bütün kat maliklerinin bu hatayı kabul ettiklerini, ancak davacı taraf ile anlaşılacak bir durumun olmadığını, tapu müdürlüğüne başvuru yaptıklarını, bir sonuç alamadıklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazda iki dairesinin bulunduğu, birisinin davalıya satışının yapıldığı sırada her iki daireye tekabül eden hissenin devredildiği, bu sebeple diğer daireye isabet eden hissenin iptalini istediği, davalının davacının ilgili taşınmazdaki diğer dairesinin varlığını kabul ettiği, yine mahkemenin 1 nolu celsesinde dava dilekçesindeki beyanları kabul ettiğini, davacıdan sadece 1 daire satın aldığını beyan ettiği, davalının gerek duruşmadaki gerekse de sunmuş olduğu cevap dilekçelerindeki kabul beyanları ile davacının ikinci dairesine isabet eden 6/160 hissenin devrinin hata ile gerçekleştiği, kabul beyanının davayı sonlandıran taraf işlemlerinden olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 47.815,60 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.