Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4938 E. 2026/3213 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3023 E., 2025/1004 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/159 E., 2022/250 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davalı ...'nin davacının eşi ...nin ilk evliliğinden oğlu olduğunu, davacı ile muris ...nin evlilik birliği içerisinde edindiği 15 parsel sayılı taşınmazın muris tarafından davacıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak oğlu davalıya devredildiğini, diğer yandan dava konusu taşınmazın aile konutu olması nedeniyle davacının rızası olmadan satılmasının da mümkün olmadığını ileri sürerek dava konusu 15 parsel sayılı taşınmazın tapu k...ın iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı vekili; dava konusu taşınmazın muris ...nin birikimi ile alındığını, taşınmazdaki her türlü bakımın da davalı tarafından yapıldığını, davacı ile murisin müşterek çocuğu ...'ın borçları nedeniyle dava konusu taşınmazın davalı tarafından kayınpederinden borç alınarak satın alındığını, davacının da kumar borçları bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sosyal yaşantısı nedeniyle murisle arasında anlaşmazlıklar olduğu, resmi senetteki değer ile keşfen belirlenen değer arasında büyük fark olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2017 yılında ölen murisin 2007 yılında dava konusu taşınmazı davalıya satış suretiyle gerçekleştirdiği temlikinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasının kanıtlanamadığı, satışın gerçek bir satış olduğu, satış parası ile davacının ve başka bir borç meselesi nedeniyle satıştan sonraki bir tarihte öldürülen davacının oğlu, davalının ise üvey kardeşi olan ...'ın borçlarının ödendiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile davanın reddine oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı vekili kararı adli yardım talepli temyiz ettiğinden ve adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 732 TL onama harcı olmak üzere toplam 3.765,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§