Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4893 E. 2026/2928 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1035 E., 2025/1057 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/122 E., 2022/346 K.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tecil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili; murisinden kalan taşınmazların intikal işlemleri için annesi olan davalı ...'i vekil tayin ettiğini, davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle murislerinden intikal eden taşınmazları kardeşi ...'e devrettiğini, davalı ...'in devri davacıdan gizli yapmakla birlikte davacıya devirde kaynaklı taşınmaz bedellerini de ödemediğini, taşınmazların davacının bilgisi ve rızası dışında hile yoluyla el değiştirdiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde taşınmazların güncel bedelinin devir tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı ...; dava konusu taşınmazın usulsüzlük bulunmaksızın davacı tarafından verilen vekaletnameye istinaden annesi ...’den satın aldığını, diğer kardeşlerinin de dahil olduğu aile içi mutabakat doğrultusunda annesine vekalet verildiğini ve annesinin de bu vekalete dayanarak devir işlemini gerçekleştirdiğini, kimseyi tehdit etmediğini veya kimseye baskı yapmadığını, işlemin vekalet kapsamına uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; davaya konu taşınmazın devrinin, 24.02.2017 tarihinde eşinin vefatından sonra çocuklarıyla birlikte ailece alınan karara dayanılarak gerçekleştirildiğini, tüm çocuklarının ...’e hizmetine ve hakkına karşılık olarak taşınmazların devrine ilişkin vekil tayin ettiklerini, satışın bedelsiz olduğunu ve aile kararı ile gerçekleştirildiğini, aradan yaklaşık beş yıl geçtikten sonra sadece davacı ile alıcı ... arasında yaşanan bir tartışma üzerine bu davanın açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının vekaletnamenin kötüye kullanıldığı iddiasını mevcut deliller itibariyle ispatlayamadığı, davalıların beyanlarıyla örtüşen ve gerek vekaletname veren gerekse tanık olarak dinlenen tarafların kardeşlerinin beyanlarının birbirleriyle tutarlı ve davalı beyanlarıyla örtüşür mahiyette olduğundan davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmeyerek açılan davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmazların murisin vefatından sonra tüm mirasçılar tarafından ailece alınan bir kararla davalı ...’e devredilmesine karar verildiği, bu kapsamda davacı da dâhil tüm kardeşlerin davalı anne ...’e vekâletname verdiği, söz konusu vekâletnamelere dayanılarak 05.04.2017 tarihinde taşınmazların satış yoluyla ... adına tescil edildiği, davacı tanığı ...’ın beyanının dolaylı ve görgüye dayalı olmaması nedeniyle hükme esas alınamayacağı, davacı tanığı ...’in eş sıfatıyla menfaat ilişkisi bulunan beyanlarının ise tek başına davalı tanık beyanlarını çürütecek nitelikte bulunmadığı, buna karşılık davalı tanıkları ..., ... ve ...’in olaya doğrudan vakıf olduklarını beyan ettikleri, taşınmazların ...’e devrine dair kararın birlikte ve açık iradeyle alındığını ifade ettikleri, beyanlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayla ilgili doğrudan gözleme dayandığı, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre bu tür doğrudan ve çelişkisiz tanık anlatımlarına üstünlük tanındığı, davacının devre açıkça rıza gösterdiğine dair tanık anlatımlarının aksini ortaya koyacak inandırıcı ve yeterli delil sunulamadığı, vekâletin kötüye kullanıldığına ilişkin iddianın bu haliyle ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§