"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/953 E., 2025/952 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/373 E., 2023/148 K.
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili;...ili, ...ilçesi,...öyü 344 parsel sayılı taşınmazın Mahalli İskân Komisyonunun 29.07.19 92... sayılı kararıyla tarımsal iskân edilmek üzere hak sahibi yapılarak taşınmazın davalılar adına 05.02.2008 tarihinde tescil edildiğini, ne var ki Göçebelerin İskânına dair Bayındırlık ve İskân Bakanlığı teftiş heyetinin 13.01.2017 tarihli 2017/115 sayılı kararı ile davalıların hak sahibi olamayacağı anlaşılarak kararın iptal edildiğini, aile temsilcisi ... ve eşi ... ...’ın SSK kaydının bulunduğunu, 5543 sayılı İskan Kanunu'nun göçebe tanımı yaptığını ve buna göre Sosyal Güvenlik Kurumuna kaydı olanların göçebe kabul edilmeyeceğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; hak sahipliklerinin belirlendiği tarihte yürürlükte olan mülga 2510 sayılı Kanun'da "göçebe" tanımının yer almadığını, bilahare 5543 sayılı İskan Kanunu'na eklenen geçici 7. madde ile 2510 sayılı Kanun uyarınca kazanılan hakların koşulsuz olarak devam edeceğinin düzenlendiğini ve Danıştay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, ayrıca hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri gereğince idarenin işlemini makul bir süre geçtikten sonra geri almasının kazanılmış hakları ihlal edeceğini, davanın dayanağı olan ve sosyal güvence sahibi olmayı iptal sebebi sayan yönetmelik hükmünün, 5543 sayılı Kanun'da bulunmayan bir gerekçeye dayanması nedeniyle yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve bu durumun Anayasa ile İnsan Hakları Sözleşmesi tarafından korunan mülkiyet hakkına aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 31.01.2012 tarih ve 2012/88 sayılı Mahalli İskân Komisyon kararı ile davalıların hak sahibi yapılmasına dair karar iptal edilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise de 12.07.2013 tarihinde kabul edilen 6495 sayılı Kanun ile 5543 sayılı İskan Kanunu’na eklenen Geçici 7. maddenin 3. fıkrasının "Mülga 2510 sayılı Kanun'a göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu Kanuna göre devam eder" hükmü gereğince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun(HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı İdare harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.