"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1706 E., 2025/1397 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ:...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/453 E., 2023/190 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalı ...'ın müvekkilinin kardeşi olduğunu, aynı zamanda diğer davalı Şirketin de kurucusu, ortağı ve ticaret sicil kayıtlarına göre de müdürü olduğunu; davalı ...'nin, müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu taşınmazın satışı için ...5. Noterliğinin 05.05.2011 tarihli vekaletnamesi ile müvekkilinden satış yetkisi aldığını, müvekkilinin kardeşinin iyiniyetli olduğuna inanarak bu vekaletnameyi verdiğini, aradan uzun bir zaman geçtikten sonra haricen yaptığı araştırmalarda davalı ...'nin vekalet görevini kötüye kullanarak bu taşınmazı kendi şirketine satış yaptığını tespit ettiğini, davalı ...'nin bu satış ile ilgili müvekkiline herhangi bir şekilde bilgi vermediği gibi herhangi bir satış bedeli de ödemediğini, daha sonra yapılan araştırmada da taşınmazın bir diğer hissesini de yine yolsuz tescil ile tarafların murisi ... ...den muvazaalı olarak ölünceye kadar bakma akdi ile adına tescil ettirdiğinin tespit edildiğini, davalı Şirketin de iyiniyetinden söz etmenin mümkün olmadığını ileri sürerek dava konusu Kırklareli ili,...ilçesi,...köyü 978 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacının hissesi oranında adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; muris ... ...n taşınmazdaki hissesini ölünceye kadar bakma akdiyle davalı ...’e devrettiğini ve bakım yükümlülüğünün yerine getirildiğini, davacı ...’in ise dava konusu 978 parseldeki hisselerinin satışına ilişkin geniş yetkili vekaletname verdiğini, bu vekaletnameye dayanılarak tüm kardeşlerin birlikte taşınmazı davalı... Ltd. Şti'ne sattıklarını, satış işleminin davacının bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleştiğini, gizli veya muvazaalı bir işlem bulunmadığını savunmuştur. Ayrıca davalı ...’ın taşınmaza bağ dikerek önemli yatırım yaptığını, taraflar arasındaki ilişkilerin güvene dayalı olduğunu, davacının uzun yıllar satışa itiraz etmediğini, varsa uyuşmazlığın vekalet görevinin kötüye kullanılması değil, taraflar arasında mahsuplaşma ve alacak ilişkisine dair olduğunu, şirketin satış bedelini ödediğini ve davacının herhangi bir zararının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların babaları ... ...in taşınmazdaki hissesini ölünceye kadar bakma akdi ile müvekkillerinden ...’e temlik ettiğini, bu temlikin muvazaalı olmadığını, müvekkilinin bakım akdini yerine getirdiğini, davacı ...'in de dava konusu 978 parseldeki hisselerinin satışına ilişkin geniş yetkili vekaletname verdiğini, bu vekaletnameye dayanılarak müvekkili davalının diğer kardeşleri ile birlikte 06.05.2011 tarihinde davalı... Ltd. Şti.’ne tapuda taşınmazın tamamını temlik ettiğini, gizli veya muvazaalı bir işlemin olmadığını, vekalet görevinin kötüye kullanılması değil olsa olsa satış bedelinin ödenmemesi gibi bir durumun söz konu olacağını, davacı ile vekaletnamenin düzenlenmesinden sonra görüşmeye devam ettiklerini, uzun bir zaman geçtikten sonra müvekkili ...'nin vekalet görevini kötüye kullanarak bu taşınmazı kendi şirketine satış yaptığını tespit ettiği iddiasının samimiyetsizlik olduğunu, davalı ...'nin 2008 yılında taşınmaza bağ dikerek önemli yatırım yaptığını, davacıda dahil tüm kardeşler ve babalarının hep birlikte müvekkili ...'yi teşvik ettiklerini, imkan sağladıklarını, bütün bunlara ve açıkça vekaletname ile satış yetkisi vermesine rağmen davacının hissesinin tapudan satış yapıldığını bilmemesinin mümkün olmadığını, davacının da müvekkili ...'ye ait bir taşınmazı yaklaşık 15 yıldır sürüp ektiğini ve karşılığında herhangi bir bedel ödemediğini, taraflar arasındaki ilişkilerin güvene dayalı olduğunu, davacının uzun yıllar satışa itiraz etmediğini, varsa uyuşmazlığın vekalet görevinin kötüye kullanılması değil, taraflar arasında mahsuplaşma ve alacak ilişkisine dair olduğunu, şirketin satış bedelini ödediğini, vekalet akdinin kötüye kullanılması mevcut olmadığından olsa olsa vekaletle satış yapılmasından dolayı vekilin borcunun söz konusu olabileceğini, dava dilekçesinde de sadece tapu iptal ve tescil talep edildiğini ve vekalet akdinden doğan alacağın talep edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının ...5. Noterliğinin 05.05.20 11... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletnamesi ile dava konusu...ilçesi,...köyü 978 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini dilediği bedel ve koşulda satmaya, satış bedelini almaya ilişkin davalı ...'i yetkilendirdiği, davacıya ait 79/400 hissenin 06.05.2011 tarihinde davalı ... tarafından davacıya vekaleten davalı... Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketine 3.150.000,00 TL bedelle satıldığı, davalı ...'in diğer davalı... Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ortağı olduğu, davalı ... tarafından dava konusu taşınmazın davacıya ait hissesinin satış bedelinin davalı ...'e ödendiğini, ...tarafından ise satış bedelinin davacıya ödendiğinin satış değeri göz önüne alınarak yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiği, ancak satım bedelinin davalı şirket tarafından diğer davalıya, diğer davalı tarafından da davacıya ödendiğine dair bir belgenin dosyada mevcut olmadığı, devrin herhangi bir bedel karşılığında yapılmadığı, bu kapsamda davalı ...'in vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazı diğer davalıya sattığı, davalı... Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinde ise davalı ... ortak olduğundan davalı Şirketin vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği kişilerden olduğu, dosyada mevcut tanık beyanları doğrultusunda diğer davalı ... ile birlikte el ve iş birliği içerisinde davacıyı zararlandırma kastı ile hareket ettiği iddiasının ispatlandığı, bu şekilde yapılmış olan tescilin yolsuz tescil olduğu ve davalı şirketin iyiniyetli 3. kişi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacının davalı... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'ne yönelik açtığı tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, davalı ... ise dava konusu hisse yönünden tapu maliki olmadığından onun aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının ...5. Noterliğinin 05.05.20 11... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletname ile dava konusu Kırklareli ili,...ilçesi,...köyü 978 parsel taşınmazdaki hissesini dilediği bedel ve koşulda satmaya, satış bedelini almaya ilişkin davalı ...'ı yetkilendirdiği, davacıya ait 79/4 00... .05.2011 tarihinde davalı ... tarafından davacıya vekaleten davalı... Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketine 3.150.000,00 TL bedelle satıldığı, davalı ...'in diğer davalı... Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ortağı ise de, vekil davalı ...'ın davacının iradesine uygun olarak onun bilgisi dahilinde satış işlemini gerçekleştirdiği, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığı sonucuna varıldığı, belirtmek gerekir ki, davacının satış bedelinin ödenmemesinden kaynaklı bir talebi varsa bunu ayrıca davalılardan talep edebileceği, eldeki davada böyle bir istekte bulunmadığı; hal böyle olunca, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istekli davada vekilin vekalet görevini kötüye kullanmadığı, davacının iradesine uygun hareket ettiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerledirme ile İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya, maddi vakılara uygun görülmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.