"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/48 E., 2025/184 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; tarafların murisi ... sağlığında, kayden maliki olduğu 1 75... parsel, 1 79... parsel, 1 93... parsel, 1 94... parsel ve 3 13... parsel sayılı taşınmazları 11.06.2021 tarihinde dava dışı ...'e satış suretiyle devrettiğini, ...'in aynı taşınmazları 10.09.2021 tarihinde dava dışı ...'ye satış suretiyle, ...'nün de aynı taşınmazları 18.10.2021 tarihinde satış suretiyle davalıya devrettiğini, ara malik kullanmak suretiyle gerçekleştirilen temliklerin davacıyı mirastan yoksun bırakmaya yönelik olduğunu ileri sürerek çekişme konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; temliklerde mal kaçırma kastı bulunmadığını, murisin maliki olduğu taşınmazların bir kısmının kadastro çalışmaları sonucunda davacı ve dava dışı çocukları adına tescil edildiğini ve murisin bu suretle çocuklarına miras hakkını bıraktığını, kendi adına tescil edilen dava konusu taşınmazları ise dava dışı ...'e bedeli karşılığında devrettiğini, davacının dava konusu taşınmazları satın alan ... ve ...'yü sürekli rahatsız etmesi nedeniyle adı geçenlerin dava konusu taşınmazları elden çıkarma yoluna gittiğini ve nihayetinde davalının dava konusu taşınmazları rayiç bedeli karşılığında satın aldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2023 tarih ve 2021/501 Esas, 2023/145 Karar sayılı kararıyla; davacı ile muris ...'nın sağlığında kavgalı oldukları, dava dışı ara ...'nın dava konusu taşınmazları murisin ricası üzerine ileride devretmek amacıyla temlik aldığı, dava konusu taşınmazların muris tarafından devrinden önce ve sonra murisin dava dışı oğlu ... tarafından kullanıldığı, davalı ...'ın da taşınmazları temlik alırken herhangi bir bedel ödemediği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 31.10.2023 tarih ve 2023/1047 Esas, 2023/1314 Karar sayılı kararı ile; murisin dava konusu taşınmazlar dışında başkaca bir taşınmazı bulunmadığı, taşınmazların muris tarafından devredilmesinden sonra da fiilen murisin dava dışı oğlu ...'in kullanımında bulunduğu, satış bedelinin murisin uhdesine geçtiğinin ve muris tarafından kullanıldığının ispatlanamadığı, dava konusu taşınmazların ara malik kullanmak suretiyle ve davacıdan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirildiği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.12.2024 tarih ve 2023/6678 Esas, 2024/6969 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı ancak İlk Derece Mahkemesince kurulan tescil hükmünün infazda tereddüte mahal verdiği ve bir taşınmaz yönünden 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesinin nazara alınmamasının isabetsiz olduğu belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; muris muvazaası iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 75... parsel, 1 79... parsel, 1 93... parsel, 1 94... parsel ve 3 12... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline ve bakiye payın davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine.
Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Öte yandan, harç hususu da kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Eldeki davada; dava konusu 3 13... parsel sayılı taşınmaz yerine dava konusu olmayan ve dava dışı üçüncü şahıs adına kayıtlı 3 12... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dava konusu 3 13... parsel sayılı taşınmaza ilişkin açıklamalarda bulunulması nazara alındığında bu hususun açık bir maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Buna ek olarak, karar neticesinde alınması gerekli karar ve ilam harcının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına karar verilmesi gerekirken bozma öncesi İlk Derece Mahkemesi kararı kapsamında harç tahsil müzekkeresi yazıldığı gerekçesiyle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Ne var ki, anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin temyizi üzerine re'sen yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "3 12... parsel" ifadesi hüküm yerinden çıkartılarak yerine "3 13... parsel" yazılmasına ve hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan "davalıdan alınması için harç tahsil müzekkeresi yazıldığından, bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına" ifadesi hüküm yerinden çıkartılarak yerine "bozma öncesi verilen karar gereği tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına" yazılmasına, kararın bu haliyle 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.