"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2093 E., 2025/728 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ:...Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/49 E., 2022/111 K.
Asıl ve birleştirilen dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, ...ili,...ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 32... parsel sayılı 283, 63... yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle arsa vasfı ile ... Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edilmiştir.
Asıl davada davacı; dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak Köy Tüzel Kişiliği adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Asli müdahil Hazine, dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında olduğunu bu sebeple köy tüzel kişiliği adına tescil edilemeyeceğini belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili; 1 32... parsel sayılı taşınmazın bir kısmını hatalı olarak dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bırakıldığını ileri sürerek taşınmazın bu kısmının tapu kaydının iptali ile 1 32... parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; asıl davada dava konusu taşınmaz üzerinde uzunca süredir herhangi bir zilyetliğin söz konusu olmadığı, taşınmazın ... Köyü sakinleri tarafından kimseden izin alınmaksızın harman vasfıyla kullanıldığı, taşınmazın bu haliyle ... Köyü köylülerinin ortak kullanımında olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı gerekçesiyle asıl davanın ve asli müdahilin davasının reddine; birleştirilen davada davacı tarafın, dava konusu taşınmaz bölümünün kadastro tespitinden önce kendisinin zilyet ve tasarrufunda olduğunu ispat edemediği, tapu siciline güven ilkesi uyarınca taşınmaz malı iktisap eden davalının bu hususta kötü niyetli olduğunun hem iddia edilmediği hem de ispat edilmediği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve asli müdahil Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesince 08.08.2022 tarihli ek karar ile, kararın kesin olması nedeni ile istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Ek karara karşı asli müdahil Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden asli müdahil Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.