Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4717 E. 2026/2936 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/411 E., 2025/1516 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/548 E., 2023/553 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.

Davacı; muris annesinin tek mirasçısı olduğunu ancak öz çocuğu olmadığını, bu nedenle murisin aile bireylerinin kendisine husumet beslediğini, murisin ölene kadar yaşadığı 6 69... parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini kardeşinin torunu olan davalıya temlik ettiğini öğrendiğini, dava konusu taşınmazda dört daire olduğunu, kat mülkiyetine geçilmediğinden, her bir daire sahibinin taşınmazda 1/4'er pay sahibi olarak göründüğünü, bedeller arasında aşırı fark olduğunu, temlik tarihinde murisin 82 yaşında olduğunu, davalının ise reşit dahi olmadığını, devrin bağış amacıyla yapıldığını, davalının babasının da taşınmazı alacak ekonomik gücü olmadığını, murisin başka malı bulunmadığını ve taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığını, temlik yapılırken akıl sağlığına dair rapor alınıp alınmadığının da bilinmediğini, devrin mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa tenkisine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; dava konusu taşınmazın hem müvekkilinin babası...ın hem de murisin kardeşi ...’un oturduğu binanın karşısında olduğunu, murisin birlikte yaşadığı kişinin 2002 yılında ölümü üzerine,...ın ve babası ...’un maddi ve manevi desteği ile murisin dava konusu taşınmazı 2006 yılında satın aldığını, müvekkilinin 4 yaşından itibaren muris ile birlikte kaldığını, murisin müvekkilini torunu gibi benimsediğini, murisin tüm ihtiyaçları ile de müvekkilinin annesi, babası ve dedesinin ilgilendiğini, üç kere ameliyat olan murisin tedavi masraflarının, bakıcı parasının ... tarafından karşılandığını, murisin emekli maaşı dışında geliri olmadığını, cenaze masraflarının da müvekkili ve ailesi tarafından karşılandığını, murisin 2014 yılında...a borcunu ödemek ve kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılamak istediği için taşınmaz satmak istediğini, müvekkilinin ailesinin bu duruma karşı çıktığını, murisin taşınmazı onlara satıp borcunu mahsup etmeyi teklif ettiğini,...ın da intifa hakkının kendisinde kalmasını, torunu olarak sevdiği müvekkiline devri yapmasını söylediğini, tedavi ve bakıcı masrafları mahsup edildikten sonra kalan bedelin de...ın aracının satışından gelen para, müvekkilinin ve kardeşinin doğum ve sünnetinden gelen hediyelerle karşılandığını, davacın evlat edinildiği 1976 yılından murisin ölümüne kadar yanına hiç gelmediğini, arayıp sormadığını, cenazesine dahi katılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; tanıkların, murisin gelirinin olduğu ve dava konusu yerin satışına ihtiyacı olmadığını bildirdikleri, davalının miras bırakanın dairesinde kaldığı ve murisin onunla ilgilendiğinin beyan edildiği, bilirkişi raporu ile dava konusu yerin satıldığı tarihteki değerinin daha yüksek olduğunun tespit edildiği, taşınmazın bağış olmasına karşın satış gibi gösterildiği ve muvazaa olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın murisin tek malvarlığı olduğu, tanık anlatımlarından murisin taşınmazı satmayı gerektirir bir durumunun olmadığı, ayrıca birikmiş parasının da bulunduğunun belirtildiği, davalı tarafından taşınmazın satış bedelinin araç satılarak ödendiği iddiası bulunsa da aracın satışının 2013 yılında gerçekleştiği, öte yandan bakım iddiası açısından murisin ahlaki düzeyi geçecek şekilde bakıma muhtaç olduğunun kanıtlanamadığı, aksine murisin davalı yeğeninin çocuklarına bakmak sureti ile onlara destek olduğu, bunun yanında taşınmaz malikinin satış tarihi itibari ile taşınmazı alım gücünün bulunmadığı, muris tarafından sadece çıplak mülkiyetin devredilmiş olmasının da muvazaaya karine olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, özellikle vekalet ücretine hükmedilirken 86.000,00 TL yazılması gerekirken maddi hata ile sehven 86.5000,00 TL ifadesi yazıldığı anlaşıldığından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 29.458,68 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§