Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4715 E. 2026/2659 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1024 E., 2025/1486 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Sinanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/260 E., 2025/21 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davalı ile kardeş olduklarını, muris babalarının 29.06.2015 tarihinde vefat ettiğini, sağlığında tarafına ait 103 ada, 136 parsel sayılı 409,50 metrekare yüz ölçümlü, bahçe vasıflı; ... köyü 118 ada, 6 parselde kain 1.112,50 metrekare yüz ölçümlü ahşap ev, ağıl ve samanlık vasıflı taşınmazı ile aynı yer 1 21... parsel saylı 344,89 metrekare yüz ölçümlü taşınmazlarını 20.09.2007 tarihinde tapuda satış göstermek suretiyle davalı mirasçıya rayiç bedelinin çok altında tutarlar gösterilerek devrettiğini ancak gerçek amacın satış değil bağışlama olduğunu; taşınmazın gerçek değeri ile tapu sicilinde gösterilen bedel arasında açık bir oransızlık bulunduğunun yapılacak keşif sonucu taşınmazın belirlenecek gerçek değeri ile de ortaya çıkacağını belirtip dava konusu temlikin iptali ile müvekkilin payı oranında tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.

Davalı vekili; kök murisin 29.06.2015 tarihinde vefatı üzerine geriye mirasçı olarak oğlu taraflar ile dava dışı iki kız çocuğunun kaldığını, askerlik nedeniyle köyden ayrılan davacının sonrasında da köye dönmediğini ve köyde hiçbir dönem ikamet etmediğini, buna mukabil davalı müvekkilinin babasının ve annesinden yanından hiç ayrılmayıp geniş aile düzeni içinde onlarla yaşadığını, arazileri işletip hayvancılık yapılarak ailenin geçimine katkı sağladığını, eşini kaybeden kök murisin gerek geçirdiği kaza sonrası yaşanılan tedavi sürecinde gerek yaşlılığında tüm bakımı ile davalının ilgilendiğini, murisin sağlığında mirasçıları arasında hak dengesini gözetir paylaşım yaptığını, bu kapsamda dava konusu taşınmazların değerinin tasarruf nisabını aşmadığı gibi çok altında olduğunu, murisin vefatından önce yüksek şekerden dolayı görme yetisini tamamen kaybettiğini, ortopedik rahatsızlıklarının arttığını, tuvalet ihtiyacını tekl başına karşılayamadığını ve haricen beslendiğini, neredeyse yarı ömrünü hastanelerde geçirdiğini, bu süreçte tüm ihtiyaçlarının davalı tarafından karşılandığını, babası hesabına çalışıp ömrünü geçiren davalının bu hizmetlerinin bedelinin kendisine tazminat olarak ödenmesi ve minnet duygusu karşılığı olarak yapılan devirlerde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine göre ve toplanan delillerden murisin davaya konu taşınmaz dışında pek çok taşınmazı olduğu ve sağlığında bu taşınmazları mirasçılarına devrettiğinin görüldüğü, ayrıca murisin yaşlılığa bağlı olarak hasta olduğu, hayatını tek başına idame ettiremediği, sıkıntılı bir dönem yaşadığı, tedavi gördüğü ve bu süreçte de ilgilenenin davalı ve ailesi olduğu, davacının muris babalarıyla ilgilenmediği; bu sebeple temlikteki asıl amacın mal kaçırma olmadığı, temlikin minnet duygusuyla yapıldığı kanaatine varıldığı açıklanarak davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin davalılardan mal kaçırmasını gerektirir bir olgu ortaya konmadığı gibi murisin mirasçıları arasında mal kaçırdığını kabul etmeyi gerektirir şekilde ayrım gözettiğine, yapılan devrin diğer mirasçılardan mal kaçırmak maksadı ile muris muvazaası ile yapıldığına ilişkin bir ispat bulunmadığı, murisin sağlığında kadastro tespiti yapılırken tüm mirasçıları adına taşınmaz tescil edildiği, davanın ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Ne var ki; davacı tarafça muris muvazaasına dayalı olarak tapu iptali ve tescil talepli dava açılmış olmasına rağmen gerek İlk Derece Mahkemesi gerek Bölge Adliye Mahkemesi gerekçelerinde davacı tarafın iddiası ile ilgisi bulunmayan açıklamalara yer verildiği; kararın dava dilekçesine ve davacı talebinin özetine ilişkin bölümün, uyuşmazlık konusu ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı görülmektedir. Her ne kadar cevap dilekçesi özeti ve gerekçede davalı tarafın savunması ve uyuşmazlık konusunun çözümü çerçevesinde açıklamalara da yer verilmiş ise de kararın bir bütün olduğu gözetildiğinde, bu hâli ile taraflarca ileri sürülmeyen hususlarda karar verildiği izlenimi oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve kanuna aykırı olmuştur.

Şu hâlde gerekçeli kararda, 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine göre unsur eksikliği bulunmaktadır. Kararın gerekçesinin dosyaya özgü biçimde oluşturulması gerekir. Dosya kapsamındaki uyuşmazlıktan bağımsız, başka bir uyuşmazlığa ait iddiaların özeti ile gerekçe oluşturulamaz. Bu çelişki, kararın denetlenmesine de engel teşkil etmektedir. Hal böyle olunca; gerekçeli karar, Anayasa'nın 141. maddesinin amacına ve 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine uygun olmadığından, anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte gerekçe içeren bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.

Açıklanan nedenden ötürü davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazının kubulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§