"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/612 E., 2025/1711 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/53 E., 2023/394 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar; mirasbırakan babaları ...’nın 10 93... parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 nolu bağımsız bölümdeki ½ payını ikinci eşinden olan davalı oğlu ...’a satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı taşınmazın ½ payının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı; dava konusu taşınmazı 30.05.2006 tarihinde anne ve babasından bedeli karşılığında satın aldığını, yıllardır satın aldığı bu taşınmazda oturduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; murisin davalı dışında mirasçısına devir yapmadığı, davalının dava konusu taşınmazı bedeli karşılığı devraldığını ileri sürmüş ise de davalının sgk kaydı, tanık beyanları göz önüne alındığında dava konusu taşınmazı devralacak maddi imkana sahip olduğunun anlaşılamadığı, murisin taşınmazı devretmesini gerektirir maddi imkansızlık içerisinde de olmadığı, dava konusu dairenin bulunduğu apartmanda murisin diğer mirasçılarının da kullanımında olan daireler olmasına rağmen bu dairelerin mirasçılar arasında paylaştırılmadığı bu hal ile murisin mirası paylaştırma iradesi içerisinde olduğuna dair somut emare olmadığı, öte yandan dava konusu taşınmazın davalının babasına hizmeti karşılığı olarak devredildiği yönünde iddia ve savunma da bulunmadığı, temlikin gerçek satış olmayıp bağış amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; tanık anlatımlarından muris ile davacı çocukları arasında husumet bulunduğunun belirtilmediği, keza murisin aynı taşınmazda birden fazla bağımsız bölümde 1/2 hisse ile malik olduğu ve ölümü ile taraflar dahil tüm mirasçılarına intikalinin yapıldığı, tanık anlatımlarından davalının satın alma gücünün bulunduğunun belirtildiği, murisin diğer bağımsız bölümlerdeki hisselerini de devir olanağı varken davaya konu taşınmazdaki hissesi ile yetindiği, keza davalının satın alma gücünün bulunduğu gibi davacılar tarafından murisin kendilerinden mal kaçırmasını gerektirecek durumunun ispat edilemediği, ispat külfeti kendisinde olan davacılar tarafından murisin mal kaçırma amacı ile taşınmazı devrettiği hususunun yöntemince ispat edilemediği, davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.