"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3212 E., 2025/1112 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/151 E., 2023/391 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse alacak istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacılar ile davalı ...'ın babası ...'in kardeş olduğunu, murisleri ......'ın maliki olduğu 30 parsel sayılı taşınmazda kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile 5 adet bağımsız bölümün murise isabet ettiğini, murisin 1'er tane taşınmazını davacı kızlarına ve davalı ...'ın annesine devrettiğini, bir taşınmazın murisin adına kayıtlı olduğunu, diğer taşınmazın ise muris tarafından davacılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak torunu davalı ...'a satış suretiyle devredildiğini, sonrasında ise davalı ...'ın dava konusu taşınmazı diğer davalı ...'e muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek dava konusu 4 numaralı bağımsız bölümün davalı ... adına tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacı adına tescilini, mümkün olmaması halinde alacak talep etmiştir.
Davalı ... yargılama sırasında; dava konusu taşınmazı bedeli mukabilinde dedesi muristen satın aldığını, bedeli elden ödediğini, borçları olması nedeniyle dava konusu taşınmazı diğer davalı ...'e satış suretiyle devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'ın devir tarihindeki yaşı ve ekomomik durumu, alım gücü, devir karşılığı bedelin muris ...'a ödendiği hususunun ispatlanamaması hususları birlikte değerlendirildiğinde muris ...'ın davalı ...'a yapmış olduğu devrin muvazaalı olduğu ancak davalı ...'ın davalı ...'a göndermiş olduğu 100.000,00 TL'lik banka havalesi, davalı ... ile dava dışı 3. kişi arasında dava konusu taşınmaza ilişkin yapılmış kira sözleşmesi ve kira ödemeleri göz önüne alındığında davalılar arasındaki devrin muvazaalı olduğu hususu ispatlanamadığından davacıların tapu iptal-tescil talepleri yönünden davanın reddine, terditli talepleri yönünden davanın kabulü ile taşınmazın 18.02.2020 devir tarihindeki bedeli yönünden hisselerine düşen 250.000,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, karar karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanlarında murisin kız-erkek çocuk ayrımı yaptığı belirtilmişse de sağlığında muris adına kayıtlı taşınmazlardan tüm çocuklarına devir yapıldığı, keza hala adına kayıtlı bir bağımsız bölümün de bulunduğu, murisin davacıdan mal kaçırmasını gerektirecek nedenlerin ispat yükünün davacılarda olduğu, muris muvazaasının toplanan deliller ile yöntemice ispat edildiğinden bahsedilemeyeceği, Mahkemece davanın reddedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile sonuca ulaşıldığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği, bu koşulda davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin inceleme olanağı bulunmadığı, istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; davacılar vekilinin temyiz dilekçesi ise 24.06.2025 tarihinde ek karar ile kesinlik yönünden reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve 24.06.2025 tarihli ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
O halde, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 24.06.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Harç iadesine yer olmadığına,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.