"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/60 E., 2025/1768 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 36. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/180 E., 2023/190 K.
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı; muris ...’ın maliki olduğu 14 59... parsel sayılı taşınmazı 09.04.2010 tarihinde davalı torunu ...'e satış işlemiyle devrettiğini, devrin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, bilahare taşınmazın diğer davalıya devredildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa bedele karar verilmesini istemiş; birleştirilen davada ise asıl davada tapu malikinin davalılar dışında 3. kişi olduğunun tespit edilmesi nedeniyle kayıt maliki aleyhine aynı talepli dava açılarak birleştirilmesi istemiştir.
Asıl davada davalı ...; diğer davalı ... ile taşınmazın satış işlemi dışında bir bağı bulunmadığını, taşınmazı internet sitesi üzerinden emlakçı vasıtasıyla bulduğunu ve kızının da aynı apartmanda evinin bulunması nedeniyle satın aldığını, evi detaylı incelediğinde binanın eski olup kolon ve kirişlerinin sağlam olmadığını ve kolonlarda demirlerin paslanmış olduğundan depreme karşı dayanıklılığının bulunmadığını tespit ederek taşınmazı internet sitesi üzerinden emlakçı vasıtasıyla devrettiğini, davalı ... ise taşınmazı eski olması ve birikmiş olan bazı şahsi borçlarını da kapatmak için satmaya karar verdiğini, emlakçı vasıtası ile satışa çıkarıldığını, diğer davalılarla ilişkisinin olmadığını, muristen 40.000,00 TL bedelle satın alındığını, çalıştığını ve babasından nafaka bedeli aldığını, devirden davacının haberi olduğunu, murisin davacıya da taşınmaz devrettiğini, geride başka taşınmazları olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Birleştirilen davada davalı ... vekili; davalının iyi niyetli üçüncü şahıs olduğunu ve gerek davacı gerekse diğer davalıları tanımadığını, muvazaa yaptığı iddia edilen kişi ve ana davadaki diğer davalı ile herhangi bir yakınlığının veya tanışıklığının olmadığını, taşınmazın internet sitesinden emlakçı aracılığı ile gezip görerek beğenip pazarlık yapıp fiyatta anlaştıktan sonra da satın alma kararı verdiğini, satış bedelinin satış sırasında ödendiğini, taşınmazı hemen teslim aldığını ve kendisi ile aile şirketi ve oğlu tarafından kullanılmaya başlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin mal kaçırmak amacıyla hareket ettiği yönündeki iddianın davacı tarafça 6100 sayılı HMK’nın 190. ve 4721 sayılı TMK’nın 6. maddeleri uyarınca ispat edilemediği, ikinci el ve sonraki malik olan davalılar ... ile ...'in de kötü niyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin davacıdan mal kaçırmasını gerektirir herhangi bir sebebinin bulunmadığı, Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/382 Esas sayılı mirasta denkleştirme talepli tapu iptali ve tescil davasına ilişkin dava dilekçesi içeriği ve dosya kapsamına göre murisin başkaca mal varlığının da bulunduğu, murisin temlikte davacıdan mal kaçırma kastıyla hareket ettiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 353/(1).b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 1.697,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacıdan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.