Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4641 E. 2026/3001 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1004 E., 2025/1480 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Cihanbeyli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/96 E., 2024/44 K.

Dava; vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.

Davacı; muris anne ve babasından miras kalan arazideki intikâl işlemlerinin yapılması, üzerine ev yapılması ve kendi payının kendisine verilmesi amacıyla kardeşi davalı ...'ya vekaletname verdiğini ancak vekilin bu yetkiyi kasten zararına ve kötü niyetle kullanarak bilgi ve talimat olmaksızın Konya ili, ...lçesi, ...Mahallesi 1 28... parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu 1/6 payını davalı kardeşi ...'e sattığını, kendisine bedel ödemediğini, bedel ve değer arasında fahiş fark olduğunu, ...'in alım gücü bulunmadığını, sonrasında davalı ...'in kardeşlerinden aldığı diğer paylarla arsayı müteahhite sattığını, arsa payı inşaat sözleşmesi yaptığını, sözleşme sonucunda davalı ...'e 1 28... parseldeki binada 1 ve 5 nolu dava konusu bağımsız bölümlerin düştüğünü ileri sürerek 1 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydının miras payı oranında iptali ile kendi adına tescilini istemiş, 21.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 1 nolu bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinin 1/6'sı ve 5 nolu bağımsız bölümün arsa satış tarihindeki değerinin 1/6'sını talep etmiştir.

Davalı ...; davalı kardeşleri ...'in kendisi ve davacı ile birlikte tüm kardeşlerin hisselerini satın almak istediğini, ailece bu teklifin kabul edildiğini, hisse devri ve tapu işlemleri için yurt dışında yaşayan kardeşler ve davacının kendisini vekil tayin ettiklerini, kendi adına asaleten davacı ile birlikte diğer kardeşlerine vekâleten 18 parseldeki 1/6'şardan toplam 5/6 payı davalı ...'e tüm kardeşlerin bilgi ve talimatıyla sattığını, davacının payına düşen 70.000 TL'nin Ankara'da ... tarafından ödendiğini, zamanaşımının da geçtiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, HMK'nın 203/1-a maddesi uyarınca kardeşler arasındaki işlemlerin senede karşı tanık ile ispat yasağının yasal istisnası olduğunu, tanık dinletebileceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; satışların davacının bilgisi, rızası ve talimatı doğrultusunda gerçekleştiğini, davacıya hissesi oranında 70.000 TL elden ödeme yaptığını, ödemeye dava dışı kardeşlerinin şahit olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; 18 parselin 1/6'şar paylı olarak davacı, davalılar ve dava dışı kardeşlerine ait iken, davalı ... hariç davacı ve diğer kardeşlerin verdiği vekâletler ile paylarını davalı ...'e sattıkları, ...'in taşınmazın tamamını dava dışı müteahhit ... ...e sattığı, son tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın 1 28... parsele dönüştüğü, davalı tanıklarından tarafların kardeşi ...in beyanında devir öncesi kardeşleriyle görüştüklerini, murislerinden intikâl eden dava konusu taşınmazın davalı ...'e devri konusunda anlaştıklarını, davacının 70.000 TL karşılığı devri kabul ettiğini ve bedeli aldığını gördüğünü beyan ettiği, davacıya yapılan devir tarihinde tespit edilen değerin 100.948,15 TL olduğu, 2016 yılındaki dava konusu devir ile dava tarihi 2020 yılı arasındaki zaman itibariyle davacının satıştan haberdar olabileceği, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı ve davalının iyiniyetli olmadığı iddiasını ispat yükü üzerinde olan davacının herhangi bir delil sunmadığı, tanık bildirmediği, davalılar arasındaki akrabalık bağının vekâletin kötüye kullanıldığını ispata yeterli olmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil ile terditli tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların kardeş oldukları, davalı ... ve davacının da içinde olduğu hissedar kardeşlerin 1/6'şar paylarını dava konusu satış işlemiyle davalı ...'e devrettikleri, davacının, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını ispatlayamadığı, 70.000 TL bedelin davacıya ödendiğinin tanık beyanından anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§