Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4596 E. 2026/3007 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/471 E., 2025/300 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava; kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu; eldeki davaya ve temyize konu ... ili,... ilçesi,... Mahallesindeki 8232 parsel sayılı taşınmazın 31.07.1963 tarihli ve 329 sıralı tapu kaydına istinaden 23 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca dağıtım yapılmak üzere Hazine adına 1974 parsel ile tapuya tescil edildiği, 30-40 yılı aşkın ...... oğlu ... ...ün (davacılar murisi) işgalinde olduğu, zilyedi adına iktisap şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, askı ilan süresinde itiraz edilmeyen tespitin 03.05.1996 tarihinde kesinleştiği, dava sırasında 14.10.2019 tarihli ifraz işlemi sonucu taşınmazın 131 82... parsellere ifraz edildiği, 13182 parselin 23.05.2022 tarihli yenileme kadastrosu sonucunda 132 95... parsel sayısını aldığı, 13183 parselin ise 30.12.2019 tarihli toplulaştırma işlemi sonucunda 98 82... parsele gittiği anlaşılmaktadır.

Davacılar ... ve müşterekleri; kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 6717, 7709, 8232, 10545, 10563, 10781, 108 30... parsel sayılı taşınmazların davalı adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazların davacıların murisinden geldiğini, eklemeli şekilde 40-50 yıldır malik sıfatıyla zilyet edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiş, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/488 Esas sayılı asıl dosyasında 03.05.2011 tarihli celsede her ikişer taşınmaz yönünden dosyanın 4 ayrı dosyaya tefrik edildiği, 67 17... parseller hakkındaki davanın tefrikle 2011/491 Esas sayısına, 82 32... parseller hakkındaki davanın ise tefrikle eldeki 2011/490 Esas (birinci bozma sonrası aynı yer 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/407 Esas ikinci bozma sonrası aynı yer 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/471 Esas) sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların davacı tarafından zilyet edilmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/488 Esas sayılı dosyasındaki 03.05.2011 tarihli celsede, dava konusu taşınmazların tefrikine karar verilmesi üzerine üzerine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli, 2011/490 Esas, 2015/464 Karar sayılı kararıyla dava konusu 6717, 7709, 82 32... parsel sayılı taşınmazların 1963 yılında Toprak Tevzi Komisyonunun çalışması sonucu Hazine adına tapuya bağlandığı, davacıların dava dilekçesinde 40-50 yıldır taşınmazları kullandığını beyan ettikleri, davacıların beyanlarına göre zilyetliklerinin başlangıç tarihinin dava tarihinden geriye doğru hesaplanması halinde 1955 yılına tekabül ettiği, keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin de taşınmazların 1952 yılından beri zilyet edildiğini beyan ettiği düşünüldüğünde, 1963 yılından geriye doğru 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararının davacılar vekili tarafından temyiz üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.12.2019 tarihli, 2016/14518 Esas, 2019/9192 sayılı kararıyla; 82 32... parsel sayılı taşınmazlar hakkında hükmün onanmasına; 67 17... parsel sayılı taşınmazlar yönünden zorunlu olduğu halde taşınmaz başında keşif yapılmaksızın hüküm tesis edildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli, 2020/2033 Esas, 2020/3949 Karar sayılı kararıyla; davacılar vekilinin 11352 parsel hakkındaki karar düzeltme isteminin reddine; dava konusu 8232 parsel hakkındaki onama ilamına ilişkin karar düzeltme talebinin incelenmesinde, dava konusu taşınmazın toprak tevzii sonucu Hazine adına oluşan tapu kaydı kapsamında olup Hazine tapusunun oluştuğu 1963 yılına kadar davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 14... /1. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına dair 1963 yılından önceki tarihli hava fotoğrafları incelenmeksizin yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, bu nedenle 8232 parsel hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken maddi hataya dayalı olarak onandığı, 8232 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği; 67 17... parseller hakkındaki davanın asıl dosyadan tefrikle 2011/491 esasına kaydedildiği gözden kaçırılarak eldeki davanın konusu olmayan 67 17... parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, hükmün bu nedenle bozulması gerektiği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin bozma ilamının ortadan kaldırılmasına ve açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.

... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli, 2021/407 Esas, 2022/193 Karar sayılı kararıyla; 31.07.1963 yılında Hazina adına ilk kez tapulanan dava konusu 8332 parsel sayılı taşınmaz hakkında bozma ilamında bu yönde değerlendirme olmadığı için hak düşürücü sürenin değerlendirilmediği, 1992 yılında tekrar kadastro çalışması yapılarak taşınmazın Hazine adına tescil edildiği, 10 yıl sonra açılan eldeki davada, davacıların dava dilekçesinde 40-50 yıldır taşınmazlarda zilyetliklerinin bulunduğunu iddia ettikleri, bu durumda zilyetlik tarihinin 1962 yılına tekabül ettiği, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların yaşları itibariyle 1963 yılından geriye doğru 20 yıllık süreyi bilemeyecekleri, her ne kadar jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi tarafından incelenen 1954 tarihli hava fotoğraflarında, dava konusu taşınmazların sürülü olduğu belirtilmiş ise de bu fotoğrafların 1963 yılından geriye doğru 20 yılı kapsamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilini temyizi üzerine Dairenin 09.11.2023 tarihli ve 2022/6534 Esas, 2023/6489 Karar sayılı kararıyla; davacıların dava dilekçesinde belirttikleri tarihlerin genel beyan niteliğinde olduğu, 14.08.2014 tarihinde dinlenen mahalli bilirkişilerin yaşları ve beyanlarına göre davacı tarafın zilyetliğinin 40 yılı çoktan aştığı, bozma sonrası alınan harita mühendisi bilirkişi raporuna göre de 1954 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın tarımsal amaçlı kullnıldığının görüldüğü buna göre Hazine tapusunun oluştuğu 1963 tarihine kadar davacılar ve murisleri lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu, ancak taşınmazın bulunduğu yerde toplulaştırma çalışmalarının yapıldığı, hâl böyle olunca, yeniden keşif yapılarak taşınmazı toplulaştırma sonucu oluşan güncel pafta üzerinde gösterir şekilde taşınmazın hangi toplulaştırma parseli/parselleri içerisinde kaldığını belirten, keşfi takibe elverişli krokili rapor alınması ve sonuca göre karar verilmesi gerektiği, kadastro tutanağının 03.05.1996 tarihinde kesinleştiği, dava da süresinde açıldığı hâlde Mahkemece yapılan davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığına dair değerlendirmenin de isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiştir.

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma doğrultusunda yapılan keşif sonucunda hazırlanan fen bilirkişisi raporuna istinaden bozma kararındaki gerekçeler benimsenerek davanın kabulüne ... ili,... ilçesi,... Mahallesi 8232 parsel (yeni 132 95... parsel ve 98 82... parsel) sayılı taşınmazlarda davalı taraf adına kayıtlı tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacıların miras payı oranında tapuya kayıt ve tesciline, 11352 parsel hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.

Ancak, Mahkemece önceki bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Oysa, bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağından, bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde karar verilmiş ise de Mahkemece iptal ve tescile hükmedilen 8232 parsel sayılı taşınmazın gittileri olan parsellerin bir kısmının yenileme kadastrosu, bir kısmının da 3083 sayılı Kanun uyarınca yapılan toplulaştırma çalışmaları sonucu oluştuğunun göz ardı edilmesi ve oluşan nihai toplulaştırma parseli üzerinden toplulaştırma uygulamalarının amacına aykırı şekilde doğrudan iptal-tescil hükmü kurulması isabetsizdir.

Hal böyle olunca; Mahkemece 8232 parselden ifrazen oluşan 13182 parselin yenileme kadastro sonucu aldığı 132 95... parsel üzerinde davalı Hazinenin tam malik olduğu gözetilerek iptal-tescil hükmü kurulması, 8232 parselden ifrazen oluşan 13183 parselin ise toplulaştırma işlemleri sonucunda 98 82... parsele gittiği gözetilerek, nihai 98 82... toplulaştırma parselinin kaçta kaçının 13183 parselden geldiği tespit edilerek toplulaştırma işlemlerinin amacına aykırı düşmeyecek şekilde, belirlenen oranda davacıların davalı Hazineye paydaş kılınması suretiyle HMK'nın 297/2. maddesine uygun şekilde infazı kabil bir hüküm kurması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenlerden ötürü; davalı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme hükmünün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§