Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4513 E. 2026/2523 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1590 E., 2025/1588 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ...Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/133 E., 2023/203 K.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde alacak aksi takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Davacı vekili müvekkillerinin murisi ...'in 2016 yılında ... ili, ...ilçesi,... Mahallesinde bulunan 4 11... parsel (Eski 3390 parsel) ve 4 91... parsel (Eski 9037 parsel) sayılı taşınmazlarını diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak satış göstermek suretiyle davalıya temlik ettiğini, yapılan temliklerin müvekkillerinin saklı payını da ihlal ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkillerinin miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde bedele, olmazsa tenkise karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; tarafların annelerinin ölümü üzerine murise bakacak kimse kalmadığını, emekli maaşı ile geçinen murisin sağlık, ulaşım, yemek ve ısınma masraflarını karşılayamadığından dava konusu taşınmazlarını satma kararı aldığını, müvekkilinin murise bakmayı kabul ettiğini ve murisin taşınmazların satışından elde elde edilen gelir kendisine harcanmak üzere taşınmazları müvekkiline 50.000,00 TL karşılığında sattığını, müvekkilinin biriktirdiği altınları bozdurmak suretiyle taşınmazların bedelini ödediğini, yapılan ödemeye kardeşleri ...ve satış işlemine noterde şahitlik eden ...'ın tanıklık ettiğini, satıştan elde edilen paranın tamamının murisin giderlerine harcandığını, müvekkilinin murise bakmaya başladığı 2016 yılından beri murisin öz bakımı, yemek ve sağlık gibi ihtiyaçlarını karşıladığını, murisin pandemi döneminde yoğun bakımda kaldığını, bu dönemde muris ile müvekkili ve kardeşi Aynur'un ilgilendiğini, davacıların murisi ziyarete dahi gelmedikleri gibi ölümünden sonra cenazesine de gelmediklerini, söz konusu taşınmazların satışının yapıldığını bilmelerine rağmen o dönemde davacıların hiçbiri buna karşı çıkmadığı gibi taşınmazları istemediklerini, murisin taşınmaz satışından elde ettiği gelirin tamamı ihtiyaçları için harcanmış olduğundan mamelekinde herhangi bir artış yaşanmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ... ... ... in 4 çocuğunun bulunduğu, dava konusu taşınmazları 12.07.2019 tarihinde davalıya sattığı, iddiasını ispatla mükellef davacının tanıklarının beyanlarından murisin eşinin vefatından sonra tek yaşadığı ve murisin ihtiyaçları ile davalı ...' nin ilgilendiği, davacıların ve diğer çocuklarının kendisi ile bu süreçte hiç ilgilenmedikleri hatta küs oldukları, tarafların halası aynı zamanda ortak tanık olan ...'nın ifadesinde açıkça murisin taşınmazlarını kendisine bakana devredeceğini beyan ettiği, bu doğrultuda murisin ilk kendisine teklifte bulunduğu ancak kabul etmediğini, bu hususta mirasçıları da uyardığını beyan ettiği, yine davacı tanıklarının beyanlarından son zamanlarında murisin bakıma muhtaç duruma düştüğü, bunun yanısıra davalının murisin üç öğün yemek, temizlik, ısınma, hastane ve ilaç işleri ile sürekli olarak ilgilendiği, tanıkların murisin devredilen taşınmazlar haricinde başkaca mal varlığı olmadığını beyan ettikleri, tüm bu hususlar nazara alındığında murisin evi ve tarladan ibaret taşınmazlarını devir tarihindeki iradesinin bakım ve minnet borcu karşılığında davalı ...' ye devretmek olduğu, davalı ...' nin murisin bakım ihtiyaçlarını karşıladığı bu haliyle murisin mirasçılarından mal kaçırmak kastı ile devir işlemlerini yaptığının davacı yanca ispatlanamadığı, satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağı, semenin, bir başka ifade ile malın bedelinin mutlaka para olması şart olmayıp belirli bir hizmet veya bir emek de olabileceği, esasen yukarıda da değinildiği üzere muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davaların hukuki dayanağını teşkil eden 01.04.1974 tarih ve ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında murisin gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı olması halinde uygulanabilirliğinin kabulü gerektiği, o halde, yukarıda değinilen somut olgular, açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde murisin yapmış olduğu temlikle ilgili olarak gerçek amaç ve iradesinin mirasçıdan mal kaçırmak olmadığı ve bu amaçla temlikin gerçekleştirilmediği gerekçesiyle tapu iptal tescil talebi ve tazminat talebinin reddine; tenkis talebi bakımından da yapılan devirler ivazsız olmadığı, kaldı ki murisin saklı payı zedeleme kastı ile hareket ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle tenkis talebinin de reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile başta taraflara eşit mesafedeki murisin kardeşi olan davacı tanığı ... ile benzer beyanda bulunan diğer davacı tanıklarının, dosya kapsamında ve oluşa uygun bulunan anlatımlarından 85 yaşındaki murisin, eşi ...'nin 04.05.2016 tarihinde vefatı sonrası yaşlılığı nedeniyle kendi işini göremeyecek durumda olduğu, geri kalan ömrünü yardım ve destek ile geçirebileceğinden, aynı mahallede oturan ve 2015 tarihinde eşi vefat eden kızı davalı ...'ya davaya konu taşınmazları minnet duygusuyla 12.07.2016 tarihinde devrettiği, davalı ...'nın da annesinin vefatından sonra murise ilgi ve yardımda bulunduğu, murisin son zamanlarında altını temizlediği, hastaneye götürdüğü, diğer çocukların ise devirden sonra muris ile ilgilenmedikleri, murisin davacı mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirecek bir sebep ortaya konulamadığı, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-KARAR-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye temyiz giderinin temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi

§