Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4466 E. 2026/509 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/25 E., 2025/92 K.

Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 3 57... parsel sayılı taşınmazın malikinin ... (...) olduğunu, davacıların İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/389 Esas, 2012/664 Karar sayılı veraset ilamı ile ... (...)'ın yasal mirasçıları olduklarının belirlendiğini, murisin .... Noterliğinin 01.07.1993 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile mirasının tümünü kardeşi ...'in çocukları olan davacılara bıraktığını, İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/89 Esas, 2012/147 Karar sayılı kararı ile murisin gaipliğine ve mirasçısı bulunmadığı için adına kayıtlı dava konusu taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın hükmen Hazine adına tesciline karar verildiğini ancak kararın henüz kesinleşmediğinden tapuda tescil yapılamadığını, kayyımlığın kaldırılmasını talep etmeden tapu iptali ve tescil davası açılamayacağını ve Hazineye husumet yöneltemeyeceğini, yapılan vasiyetnamenin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.04.2014 tarih, 2012/613 Esas, 2014/113 Karar sayılı kararı ile, davacıların murisin yasal mirasçıları olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.03.2015 tarih, 2014/11189 Esas, 2015/4166 Karar sayılı kararı ile; Beyoğlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/534 Esas, 2010/931 Karar sayılı ve 22.12.2010 günlü kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kesinleşmiş ise Türkiye'deki taşınmazlar yönünden Yunanistan ile Türkiye arasında karşılıklılık bulunmadığı gözetilerek eldeki davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, bozma kararı sonrası 03.09.2022 tarihinde dosya İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesine devredilmiş, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/161 Esas, 2021/529 Karar sayılı hasımlı mirasçılık belgesi ile tapu maliki mirasbırakan ... (...)...ın gaip olmayıp 24.01.1996 tarihinde öldüğü, TMK'nın 588. maddesindeki sağ olup olmadığı bilinmeyen kişiler hakkında gaiplik kararı verileceği hükmü karşısında gaiplik kararı istenen taşınmaz malikinin ölü olduğu ve mirasçılarının davacılar olduğunun belirlendiği, bu durumda TMK'nın 588/son maddesi gereğince taşınmazın mirasçılarına iadesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı; özellikle İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.09.2021 tarih, 2021/261 Esas, 2021/529 Karar sayılı kararı ile İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/534 Esas ve 2010/931 Karar sayılı (Beyoğlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi) veraset ilamının iptaline, muris ... (...) ...'ın mirasçılarının davacılar olduğunun tespitine karar verildiği, kararın derecattan geçerek kesinleştiği anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§