"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3141 E., 2025/908 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Banaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/223 E., 2020/109 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili; muris ...'in, paydaşı olduğu 1 87... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı ile maliki olduğu 1 85... parsel sayılı taşınmazını mal kaçırmak amacı ile davalıya muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tesciline, 1 87... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların 1/2 payının kendisine ait olduğunun tespitine ve tapunun şerhler hanesine kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; murisin şeker hastası olduğunu, 2005 yılından ölümüne kadar ağır rahatsızlıklar geçirdiğini, bakıma muhtaç bir duruma geldiğini, murisle ilgilendiğini, murisin isteği ile üniversiteye gidemediğini, davacının murisle ilgilenmediğini, murisin davacıya küs bir şekilde vefat ettiğini, murisin bir çok taşınmazının bulunduğunu, paylaştırma iradesi olduğunu, muhtesatın aidiyeti davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; devrin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne, muhtesatlara ilişkin talep yönünden ise dava konusu taşınmazlarla ilgili açılmış ortaklığın giderilmesi davası, kamulaştırma ve kentsel dönüşüm işlemi yapıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından muhtesatın tespiti talebiyle dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının muhtesatın aidiyetinin tespiti iddiasında hukuki yararı bulunmadığı, dava konusu taşınmazların davalıya bedelsiz olarak devredildiği, devir sırasında murisin davacı oğlu ile küs olduğu, davalının babasının da devirde para ödenmediğini beyan ettiği, davalının üniversite eğitimine başlamadığı iddiasının da doğrulanmadığı, murisin özel bakım gerektirir rahatsızlığı da olmadığı, amacın mal kaçırmak olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesindeki “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi göz ardı edilerek, Mahkemece tapu iptali ve tescil kararı verilen dava konusu 1 87... parsel sayılı taşınmazda muristen davalıya temlik edilen ½ pay belirtilmek suretiyle iptal tescile karar verilmediği gibi “davalı adına olan tapu kayıtlarının murisin hissesi oranında iptali” şeklinde infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Açıklanan nedenden ötürü davalı vekilinin temyizi üzerine re’sen yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendi hükümden çıkarılarak yerine “Davacı tarafın açmış olduğu tapu iptali ve tescili davasının kabulü ile; davalı ... adına kayıtlı Uşak ili, Banaz ilçesi,...köyü 1 87... parsel sayılı taşınmazın ½ payı ve aynı yer 1 85... parsel sayılı taşınmazın tamamının Banaz Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/247 Esas, 2018/157 Karar sayılı muris...’e ait mirasçılık belgesinde yer alan davacı ...’in miras payı oranında iptali ile iptal edilen oranlarda davacı adına tesciline, bakiye payın davalı uhdesinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.