"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/376 E., 2025/472 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/134 E., 2021/626 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 50... parsel sayılı 2.640,63 m² yüz ölçümlü taşınmaz, zilyetlikle iktisap koşullarının zilyedi yararına gerçekleşmediğini belirtilerek "tarla" vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş ve 27.09.2007 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
Davacı; dava konusu taşınmazın yaklaşık 100 yıldır kendisi ve ataları tarafından davasız ve aralıksız olarak malik sıfatıyla kullanıldığını, dedesi ...'nün 1956 yılında vefatı ile taşınmazın çocuklarına kaldığını, hissedar olan babası ... 'nin 1992 yılında kardeşlerinin hissesini satın alarak tek malik olduğunu, 1996 yılında da taşınmazı kendisinin satın aldığını ve satın aldığı tarihten bugüne kadar kullandığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davacı tarafından Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1 86... /192 Karar sayılı ilamı ile daha önce açılan davanın reddine karar verildiğini, kararın temyiz edildiğini ve temyiz talebinin de reddedildiğini, taraflar arasında kesin hüküm bulunduğunu, davacının babasının taşınmaza yönelik ecrimisil ödemelerinin olduğunu savunmuştur.
Gümüşhane 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımıyla edinmeye elverişli, özel mülkiyete konu olabilecek taşınmazlardan olup olmadığı, zilyetliğin davasız ve aralıksız 20 yıl boyunca sürmesi ve zilyetliğe ilişkin diğer koşulların gerçekleşmesi gerektiği, Mahkemece 11.08.2021 tarihinde keşif yapıldığı, keşifte mahalli bilirkişilerin davacının satın almasının 19 96... yılları arasında olduğunu beyan ettiklerinin görüldüğü, kadastro sonucunda dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit ve tescilinin ise 2007 yılında yapıldığı, davacının dava konusu taşınmazı davacı tanığı ...'ın beyanına göre 1990 yılında satın aldığından ve 1990 yılından 2007 yılına kadar kullanabileceği maksimum sürenin 17 yıl olması sebebiyle 20 yıllık zilyetlik şartını sağlayamadığının görüldüğü, ayrıca yargılama sırasında dosyası arasına alınan 2013/186 Esas sayılı dava dosyası içerisindeki ... Emlak Müdürlüğü tespit tutanağında 1974 yılından 31.12.1982 tarihine kadar dava konusu yerin Hazine tarafından davacı ...'un satın aldığını iddia ettiği ... ...'a kiraladığının görüldüğü, bu sebeple ... ... ile ... arasındaki satış sözleşmesi olsa dahi bu sözleşmenin geçerli olmasının da şaibeli olduğu, zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın daha evvel ... ...'a ait iken satış sureti ile davacıya geçtiği ve eklemeli olarak iktisaba yeter süre ile zilyetlik doğrulandığı gibi çekişme konusu taşınmaza ilişkin jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda 1983 tarihli hava fotoğrafına göre taşınmaz üzerinde yeşil örtünün ve tarımsal nitelikli varlığın bulunduğunun ve zirai faaliyetin mevcut olduğunun; ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmaz üzerinde yonca bitkisi ekili olup taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğunun belirtildiği, yine çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların da gerçek kişi şahıslar adına kayıtlı olduğu, zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle Yerel Mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.