Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4369 E. 2026/2666 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/322 E., 2025/1339 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/515 E., 2022/433 K.

Dava, gabin hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel farkının tazmini istemine ilişkindir.

Davacı; kayden maliki olduğu 5 84... parsel sayılı taşınmazdaki 9 numaralı dubleks meskenini satmak için internet sitesinde ilan verdiğini, davalı ...’ın kendisini arayıp taşınmazı almak istediğini bildirdiğini, 1.375.000,00 TL’ye anlaştıklarını, bir süre sonra ...’ın parayı ödeyemeyeceğini ancak elinde çok değerli bir arsa olduğunu onunla takas edebileceklerini söylediğini, başta bu durumu kabul etmediğini, ...’ın kendisini iş adamı gibi gösterip sürekli farklı lüks arabalarla geldiğini, kendisi baskı altında tutulup eşi ve çocukları ile görüşmesine müsaade edilmediğini, ...’ın aşırı baskı ve hile ile kendisini tek başına tapuya götürdüğünü ve 29.03.2019 tarihinde dava konusu taşınmazın davalılar tarafından elinden alındığını, taşınmazın rayiç değerinin 1.500.000,00 TL olduğunu, davalıların kendisine 89 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazı devrettiklerini, arsa niteliğinde ve yapılaşma izni olmayan taşınmazın değerinin 250.000,00 TL olduğunu, ayrıca taşınmaza başka taşınmazların tecavüz de ettiğini, 64 yaşında işçi emeklisi olduğunu, gerçekte bir satış işlemi olmadığını, psikolojik sorunları nedeniyle tedavi de gördüğünü, davalıların hile ve desise ile yaşlılığından ve tecrübesizliğinden istifade edip baskı uygulayarak işlemi yaptırdıklarını, gabin olduğunu, işlemin açıkça dolandırıcılık olduğunu ileri sürerek 9 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tesciline, 89 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı ... ve ... adlarına tesciline, olmazsa taşınmazlar arasındaki değer farkının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar; davalı ...’ın diğer davalılar adına vekaleten iş yaptığını, onun yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının taşınmazı internet sitesinde 1.100.000,00 TL’ye ilana koyduğunu, internet sitesi üzerinden yapılan yazışmalarda ...’ın direkt olarak takasın mümkün olup olmadığını sorduğunu, 1.375.000,00 TL’ye anlaşılmasının söz konusu olmadığını, kendileri tarafından devredilen taşınmazın imar ve yapılaşma durumu ile ilgili söylenilen hususların gerçeği yansıtmadığını, whatsapp üzerinden yaptıkları yazışmada davacıya taşınmazın krokilerini gönderdiklerini, mesajlaşma tarihleri ile işlem tarihi arasında 1 ay olduğunu, araştırma yapmak için davacının yeterli vakti olduğunu, kendileri tarafından devredilen taşınmazın değerinin davacının iddia ettiği değerden yüksek olduğunu, davacı ile anlaşmalarının taşınmazın devri ve 300.000,00 TL ödenmesi yönünde olduğunu ve elden ödemenin yapıldığını, bedelin 140.000,00 TL’sinin temlikten önce kalanın ise temlikten sonra ... tarafından davacıya verildiğini, dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra 185.000,00 TL tutarında tadilat yaptıklarını, tadilat bitince davacının dava açtığını, davacının taşınmaz alım satım işi ile uğraştığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaşı, çalışma geçmişi ve internet üzerinden kurduğu ilişki birlikte değerlendirildiğinde bu ilişkiyi tanımlayacak bir birikimden yoksun olmadığı, davacının davalı ...’a (...) yönelttiği davanın kabulünün mümkün olmadığı, davalıların sunduğu davacının whatsapp konuşmaları baz alındığında davacının davalı ile konuşmalarını düşünerek ve sorgulayarak gerçekleştirdiği, taşınmazlarla ilgili bilgi teminine çalıştığı gözetildiğinde sorgulayıcı ve merak edici bir konumda olduğu, takas edilecek taşınmazla ilgili detaylara ulaşma çabası içinde olduğu, davacının ne zor durumda kaldığı ne deneyimsiz ne de düşünce eksiğine sahip olduğu, gabinin unsurlarından edimler arası farkın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların değeri arasında fahiş fark bulunmadığı, davacının yaşı ve hayat tecrübesi dikkate alındığında gabinin objektif ve sübjektif unsurlarının var olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, özellikle ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın gabinin subjektif unsurunun gerçekleştiğini ispatlayamadığı anlaşıldığından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§