"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHLERİ : 26.06.2025 - 27.06.2025
SAYISI : 2025/555 E., 2025/1059 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/162 E., 2024/1110 K.
Asıl ve birleştirilen dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davada davacı; muris babası ...’nın 2009 yılının Nisan ayında öldüğünü, murisin ölümünden 7 ay sonra murisin maliki olduğu dava konusu 1 33... parsel sayılı taşınmazın vekaletname ile davalı ...’e temlik edildiğini, tescilin yolsuz olduğunu, ölümle vekalet ilişkisinin sona ereceğini, Teyfik’in de taşınmazı davalı ...’e devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile asıl davada muris adına, birleştirilen davada adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada ... mirasçıları davaya muvafakat verdiklerini bildirmiştir.
Asıl davada davalı; kendisine yapılan tebliğlerin usulsüz olduğunu, tebliğ yapılan kişilerle aynı konutta ikamet etmediğini, e-Devlet üzerinden davayı gördüğünü ve celseye geldiğini, dava konusu taşınmazı davacının babasından satın aldığını, bedelini de ona ödediğini ancak tapu müdürlüğüne gittiklerinde isim hatası nedeniyle devrin yapılamadığını, bunun üzerine yanlışlık giderilince işlemin yapılması için avukat ......’ın vekil tayin edildiğini, yanlışlığın avukat ... tarafından düzeltildiğini ve...’ın vekil tayin edildiğini, ... vekaletname tarihinden sonra ...’ye taşındığından ölümünden haberleri olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı; iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, asıl davanın davalısı ile arasında bir ilişki olmadığını, taşınmazı 60.000,00 TL bedelle satın aldığını, taşınmazın 9 yıldır satın aldığı kişi adına kayıtlı olduğunu, önceki tescilleri bilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının murisi ...'nın ......'a vermiş olduğu ... Noterliğinin 25.03.2009 tarihli ve 2579 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekaletnamesinde vekil eden muris ...'nın vekil ...... ile arasındaki vekalet ilişkisinin ...'nın ölümünden sonra da devam edeceğine dair düzenleme bulunmadığı, murisin 28.04.2009 tarihinde ölümü ile vekalet ilişkisinin sona erdiği ve vekaletnamenin geçersiz hale geldiği, devir işleminin geçersiz olduğu, asıl dava davalısı adına yapılan tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın asıl dava davalısı tarafından birleştirilen dava davalısına devir tarihinin asıl dava tarihinden 18 gün sonra olduğu, birleştirilen davada davalının iyiniyet iddiasının da dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, kararın asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vekalet verenin ölümüyle ...'a verilen vekaletin kendiliğinden sonra erdiği, ölümden sonra vekaletin devam edeceğinin taraflar arasında kararlaştırılmadığı, bu vekalete dayalı olarak sonradan yapılan devir işleminin de geçersiz ve yolsuz tescile dayandığı, ayrıca asıl davanın açılmasından 19 gün sonra taşınmazın birleştirilen dosya davalısı ...'e devredildiği, davalı ...'ın tanığı olarak dinlenilen kardeşi...ın davalı ... ile ağabeyi ...'in arkadaş olduğunu beyan ettiği, ... tarafından taşınmazın hiç ekilip biçilmediği, davalılar tarafından taşınmaz bedelinin ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesinin dosyaya sunulmadığı, devirlerin TMK’nın 1023. maddesi kapsamında iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2025 tarihli ek kararı ile asıl davada davalı ...’in, 27.06.2025 tarihli ek kararı ile birleştirilen davada davalı ...’in temyiz talebinin kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararları, asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
O halde, eldeki davada keşfen saptanan dava değerinin asıl davada 74.682,93 TL, birleştirilen davada ise 114.603,35 TL olduğu, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki asıl ve birleştirilen davada dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 26.06.20 25... .06.2025 tarihli ek kararların ORTADAN KALDIRILMASINA,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 4.486,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davalı ...'dan, 6.597,76 TL bakiye onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.