"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1765 E., 2025/1773 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/238 E., 2023/336 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve (terekeye iade talepli) tescil, mümkün olmadığı takdirde bedelin tazmini istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; kök murisleri ...ün müvekkillerinin babaları ...’ü fabrikasında önemsiz işlerde çalıştırdığını, gerek fabrikanın gerek ailenin tüm ayak işlerini babaları ...’ün yaptığını, murisin diğer çocuklarından birinin doktor olup malvarlığı ile ilgilenmediğini, öteki çocuğu olan ...’ün ise devamlı muris tarafından kayırıldığını ve daha çok sevildiğini, müvekkillerin murisleri babalarının da maliki bulunduğu; ...ili, Merkez ilçesi,...Mahallesi, 54 33... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 24 numaralı dükkanı, yine aynı yerde bulunan (8) bağımsız bölüm numaralı dükkan niteliğindeki taşınmaz ile ...Mahallesi, 94... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan (57) bağımsız bölüm numaralı yine dükkan vasıflı taşınmazlarını kök muris babasının istemi üzerine 19.08.1998 tarihinde ...’e devrettiğini, davacıların bu durumu babaları ...’ün vefatı sonrası öğrendiklerini, bunun üzerine taşınmazların devrini talep ettiklerinini, ...’ün ise önce devir yapmayı kabul ettiğini beyan ederek müvekkillerini oyaladığını, bilahare taşınmazları diğer davalılara satış ve bağış suretiyle temlik ettiğini, ... ve ... arasındaki devir işlemlerinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras hisseleri oranında müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davaya konu talebin hukuki nitelendirme ve ortaya konulan vakıalar açısından çelişkili olduğunu, kök murisin söz konusu taşınmazları davacıların murisi olan oğluna devretmek isteseydi zaten başından bunu yapma imkânının olduğunu, ...’ün taşınmazları devredeceğini kabul ettiği yönündeki iddianın gerçek dışı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taşınmazların davalı müvekkilinin kızları olan diğer davalılara iddia olunduğu gibi şartlı bağış işlemi ile değil, intifa hakkı üzerinde tutularak çıplak mülkiyet bağışı ile gerçekleştiğini, devir işlemine konu başkaca taşınmazlar da bulunduğunu, ortada muris muvazaası olarak kabul edilebilecek herhangi bir devir işlemi bulunmadığı gibi muvazaalı işlem yapılmasını gerektirir bir durum da bulunmadığını, muris ...’ün terekesinde halen davacılara intikal etmiş bir çok taşınmazının bulunduğunu, bu taşınmazların toplam değerine göre daha değersiz olan dava konusu taşınmazların kardeşine devri işleminin muvazaalı olduğu iddiasının doğru olmadığını, kök murisin ekonomik durumunun iddia olunduğu gibi iyi bir düzeyde olmadığını, davalıların murisinin yaşadığı ekonomik sıkıntı üzerine borçlarını ödeyebilmek adına mal satma gereksinimi duyduğunu, taşınmazların hacizli olarak devredildiğini, zira murisin ekonomik dar boğazda olup çok sayıda borcunun bulunduğunu, ...’ün babasından kalan davaya konu hisselerini bedelini ödeyerek satın aldığını, davacı taleplerinin izaha muhtaç olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Dahili Davalı ...; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu beyanla reddini savunmuştur.
Dahili Davalı ...; usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, dava ve duruşmalara katılmamış, davaya karşı savunma getirmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların tapu kaydının incelenmesinde; ...ili, Merkez ilçesi,...Mahallesi, 5433 ada, 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan (24) numaralı bağımsız bölüm sayılı büro vasıflı taşınmazın hisseli olarak ..., ..., ..., ..., ... ve ...adına kayıtlı olduğu, yine aynı yerde bulunan (8) numaralı bağımsız bölüm sayılı dükkan nitelikli taşınmazın hisseli olarak ..., ..., ..., ..., ... ve ...adına kayıtlı olduğu, ...ili, Merkez ilçesi,...Mahallesi, 94 ada, 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan (57) numaralı bağımsız bölüm sayılı dükkan vasıflı taşınmazın hisseli olarak ..., ..., ..., ... ve ...adına kayıtlı olduğu, taşınmazların değerinin keşfen belirlendiği ve davacıların miras payları oranında eksik harcın ikmal edildiği, dosya kapsamında ispat yükü üzerinde olan davacıların dava konusu taşınmazların, babaları muris ...'ün babası kök muris ...ün, kendilerinden mal kaçırmak amacıyla amcaları ...'e devredildiğini beyan ettikleri, bahse konu devir işlemlerinin davacıların murisler ... tarafından bizzat yapıldığı, dosya kapsamında dinlenen tanıklara davacıların babaları ...'ün kendilerinden mal kaçırma amacıyla bu devirleri yapıp yapmadığı sorulduğu ve dinlenen tanıkların "...'ün çocukları ve eşi ile arasının çok iyi olduğunu, onlardan mal kaçırmayacağını" beyan ettikleri, kaldı ki zaten davacı tarafın iddiasının da ...ün babalarından mal kaçırmak için taşınmazları ...'e devretmesi isteğine ilişkin olduğu, ...'ün taşınmazları kendi iradesi ile ve devir sırasında bizzat bulunmak suretiyle devrettiği ve bu durumda muris muvazaasından bahsedilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, muris 1955 doğumlu ...'ün 16.09.2017 tarihinde vefatıyla geriye eşi...ile çocukları ... ve ...'nın kaldıkları, çekişmeye konu edilen ...ili, Merkez ilçe,...Mahallesi 5433 ada, 8 parsel sayılı taşınmazda bulunan (8) ve (24) numaralı bağımsız bölümler ile ...ili, Merkez ilçe, ...Mahallesi, 94 ada, 5 parsel sayılı taşınmazda bulunan (57) numaralı bağımsız bölümlerin 19.08.1998 tarihinde muris tarafından davalı ...'e satıldığı, davalılar ..., ..., ..., ..., ...'ın ... çocukları olduğu, davalı ... adına kayıtlı çekişmeye konu edilen taşınmazları çocuklarına 14.01.2020 tarihinde bağış yoluyla devredildiği, kök muris olan 1919 doğumlu ...ün 16.02.2003 tarihinde vefat ettiği, ..., ...ve ... isimli çocuklarına çok sayıda malvarlığı bıraktığı, eldeki davada davalının satış bedelinin ödendiğine ilişkin savunmasının ispatının yapıldığı, murisin adına kayıtlı bir çok taşınmaz olup ekonomik sıkıntı olmadığı, dinlenen tanık beyanlarına göre murisin mal kaçırma amacıyla temlik yaptığının anlatılmadığı, çekişme konusu edilen yerde davacılar adına kayıtlı taşınmazlar da bulunduğu, davacılar murisinin kök murisin talebiyle taşınmazı davalı ...'e satarak kendisinden mal kaçırdığına ilişkin iddianın tanık beyanlarına yansımadığı, mirasbırakanın davalıya tapuda satış gibi göstermek suretiyle yaptığı temlikin, 01.04.19 74... /2 sayılı içtihadı birleştirme kararı kapsamında mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı, zaten davalı çocuklarının da taşınmazı bağış yoluyla edindiği, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği, öte yandan usul hukukumuzda dahili davalı uygulaması bulunmadığından yargılama esnasında kök murisin çocukları ... ve ...'ün davaya dahil edilmesinin usule aykırı bulunsa da dahili davalılar hakkında hüküm kurulmaması nedeniyle bu durumun usul ekonomisi açısından sonuca etkili olmadığı belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.