"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1229 E., 2025/724 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ :... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/63 E., 2022/42 K.
Dava, tehdit (korkutma) ve gabin hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacı ve eşinin...’da uzun yıllardır emlak komisyonculuğu yaptıklarını, lüks yaşam tarzları nedeniyle dikkat çektiklerini, ...’in haksız şikâyeti üzerine haklarında dava açıldığını ancak beraat ettiklerini, devamında 04.05.2019 tarihinde İstanbul’dan gelen .........ve ... ... isimli şahısların davacı ve eşinin tapu ve nüfus bilgilerini temin ederek kendilerini tehdit ettiklerini, aynı gün ...tarafından telefonla can güvenliklerinin tehlikede olduğunun bildirildiğini, bu korku ortamı nedeniyle davacı ve eşinin araç ve taşınmazlarını piyasa değerinin altında devretmek zorunda kaldıklarını, iradelerinin sakatlanması sonucu dava konusu taşınmazın hukuka aykırı şekilde davalıya düşük bedelle devredildiğini ileri sürerek ... ili,... ilçesi,...Mahallesi 3 10... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşınmazın 17.10.2019 tarihinde satış yoluyla devredildiğini, eldeki davanın ise 19.10.2020 tarihinde açıldığını, bu nedenle bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ayrıca taraflar arasında 19.02.2020 tarihli protokol düzenlendiğini ve davacının haklarından feragat ettiğini, davacının dava açmak suretiyle hakkını kötüye kullandığını, taşınmazın bağımsız ekspertiz raporuna uygun ve piyasa değerinin üzerinde satın alındığını, satış işleminin davacı ve eşinin talep ve aracılığıyla gerçekleştiğini, üçüncü kişilerin iddia edilen tehdit eylemleri ile satış işlemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, Mahkemece davanın kabul halinde uğrayacağı zararın tazminini, davalının iyi niyetli alıcı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada davacı ve eşinin 28.11.2019 tarihli beyanlarında tehdit iddiasında bulundukları kişiler hakkında şikâyetten vazgeçtikleri ve adı geçen kişilerin herhangi bir eylemlerinin bulunmadığını ifade ettikleri, bu tarihin korkutmanın etkisinin sona erdiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, davanın TBK’nın 39. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ancak TBK’nın 37. maddesi kapsamında ağır ve yakın korkutma koşullarının oluşmadığı, korkutma ile satış işlemi arasında illiyet bağı kurulamadığı ayrıca taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında açık bir oransızlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık anlatımlarına göre davacının eşine yönelik korkutma iddiası ileri sürülmüş ise de davalının bu kişilerle bağlantısının ve korkutmaya yönelik herhangi bir eyleminin kanıtlanamadığı, korkutma ile satış işlemi arasında illiyet bağı kurulamadığı, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında da açık bir oransızlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 418,10 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.