Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4172 E. 2026/2191 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1552 E., 2025/104 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Savur Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/324 E., 2022/285 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli 1 13... parsel taşınmaz “ham toprak” vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.

Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesi ile HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ne var ki; davacı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın atalarından intikal ettiği iddiasında bulunmuş ve Mahkemece yapılan keşifte de irsen intikal yoluyla davacının kullanımında olduğu beyan edilmiş ise de taşınmazın davacıya nasıl düştüğü (taksim, bağış, satış) konusunda bir belirleme yapılmadığı gibi dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği ile dava konusu taşınmazın tümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmemiştir.

Hâl böyle olunca; doğru sonuca varabilmek için öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, çekişmeli taşınmazın davacıya ne şekilde kaldığı hususu davacıdan sorularak açıklattırılmalı; bu konuda davacıya ispat hakkı tanınmalıdır.

Bundan sonra; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile önceki keşiflere refakat etmeyen fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren hangi hukuki nedene dayalı olarak ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın davacıya murislerinden mi intikal ettiği, murislerinden intikal ediyor ise davacıya ne şekilde kaldığı, taksim, bağış, satış yollarından biriyle intikal edip etmediği, taşınmazın mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde taksim edilip edilmediği ve taksimen davacıya isabet edip etmediği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalıdır.

Ziraat mühendisi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümü ile çevresindeki taşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup-bulunmadığı, çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliği, kullanım durumu, imar-ihya edilip-edilmediği, edilmiş ise imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü itibariyle özel mülke konu olup-olamayacağını belirtir şekilde taşınmaz bölümü üzerindeki bitki örtüsünü ve taşınmazın ne suretle kullanıma konu olduğunu açıklayan, taşınmazın ve çevresinin işaretlendiği, bitki desenini ve zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetlik var ise zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz içerisinde kullanılmayan yer olup-olmadığını bildiren, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.

Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden dava konusu taşınmazı kapsayan hava fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmaz bölümünün niteliğini, imar-ihyaya konu olup-olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, başından itibaren mevcut sınırları dahilinde zilyet edilip edilmediğini, taşınmaz içerisinde kullanılmayan alan olup-olmadığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlenmesi istenilmelidir.

Teknik bilirkişiden keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir krokili rapor alınmalı; bu suretle iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar gözardı edilerek ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§