"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1686 E., 2025/112 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/285 E., 2021/434 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın 1994 tarihinde kesinleşen kadastro sırasında çay yatağı olarak tescil harici bırakıldığı ve davanın kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuki sebeplerine dayalı olarak tapusuz taşınmazın tescili istemi ile açıldığı, daha sonra aşamada davaya konu taşınmazın yargılama sırasında 100.095, 71... yüz ölçümü ve ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tapuya tescil edildiği ve bu haliyle davanın tapu iptal ve tescil davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.
Davacı; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 4 20... parsel ile ... arasında kalan 27.017,08 metrekare miktarında susuz tarla niteliğinde bulunan yerin 1990'lı yıllarda yapılan kadastro çalışmaları neticesinde ölçüm ve tespit dışı bırakıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde yaklaşık 25-30 yıldan beri süre gelen fasılasız ve nizasız zilyetliğin ekleme yoluyla devam ettiğini, dava konusu taşınmazın komşu taşınmazının birinci dereceden tarım arazisi olup özel mülkiyete konu teşkil eden taşınmazlardan olduğunu ileri sürerek 4 20... numaralı parsel ile ... arasında kalan 27.017,08 metrekere miktarında susuz tarla niteliğindeki taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş; 26.04.2021 tarihli dilekçe ile dava konusu edilen taşınmaz üzerinde (B) harfi ile gösterilen alanın adına kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen alanın ise atiye bırakılarak ilgili alan hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; imar-ihya koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirtip çekişmeli taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesi gereği Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı; davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın 6360 sayılı Yasa ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde kaldığını, 1/5000 ölçekli nazım imar planı sınırı dışında olduğunun tespit edildiğini, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 79. maddesi hükmü dikkate alınarak davaya konu taşınmazın bu hükümde geçen taşınmazlardan olması durumunda davanın reddi ile taşınmazın Belediye adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Belediyesi Başkanlığı; öncelikle husumet, dersetlik, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev ve yetki itirazları bulunduğunu, davacı yararına kazanma koşullarının oluşmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 79. maddesi hükmü dikkate alınarak davaya konu taşınmazın bu hükümde geçen taşınmazlardan olması durumunda davanın reddi ile taşınmazın Belediye adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve 2020/285 Esas, 2021/434 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporlarında (B) harfi ile belirtilen taşınmaz yönünden tescil dışı bırakılma tarihinden dava tarihine kadar 30 yıllık sürenin geçtiği, davacının babası ile birlikte imar ve ihya işlemlerini dava tarihinden 25 yıl kadar önce yani son olarak 1995-1996 yılında tamamlayıp malik sıfatıyla davasız ve aralıksız olarak taşınmazı zilyetliğinde bulundurduğu, bilirkişi raporlarında (A) harfi ile belirtilen taşınmaz için davacı tarafın bilirkişi raporları alındıktan sonra belirlenen harcı yatırmadığı ve bu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği, aynı yer ile ilgili davalılardan Maliye Hazinesinin tescil talebi bulunduğundan bu taşınmaz ile ilgili olumlu-olumsuz bir hüküm kurulması gerektiği, davacının karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talebi reddedilerek davalı ... Hazinesinin tescil talebi yönünden taşınmazın tescil şartları değerlendirildiğinde ise (A) harfi ile gösterilen taşınmazın dere yatağı etkisi içerisinde kaldığı belirlenerek davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile (B) harfi ile gösterilen 6.902,57 m²'lik taşınmazın birliğin son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen 20.572,91 m²'lik taşınmazın atiye bırakılması ve karar verilmesine yer olmadığına ilişkin talebi ile ilgili davalı Hazine vekilinin Hazine adına tescil talebi bulunduğundan davacının karar verilmesine yer olmadığı talebinin reddine, taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tescili talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2021/1304 Esas, 2022/686 Karar sayılı kararı ile; 26.01.2021 tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli koordinatlı krokisinde (B) harfi ile gösterilen 6.902,57 m² yüz ölçümündeki taşınmazın niteliği itibariyle kazanmaya engel durumun bulunmadığı ve davacı tarafından imar-ihya edilerek ekonomik amaca uygun şekilde dava tarihine kadar 20 yıldan uzun süreyle kullanıldığı, bu itibarla (B) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğu, Mahkemenin bu bölüm hakkındaki vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Belediyesi vekilinin bu bölüme yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş; 26.01.2021 tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli koordinatlı krokisinde (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkında davacı vekilinin istinaf inceleme isteğinde ise uzman bilirkişi eliyle incelenen hava fotoğraflarına ve jeoloji bilirkişi raporuna göre (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün çayın etki alanı içinde kaldığının sabit olduğu, Mahkemenin taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilebilecek nitelikte olmadığı, bu sebeple tescile tabi yerlerden olmadığına dair kabulüyle taşınmaz bölümü hakkında tescil hükmü kurulmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde; "... muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz." düzenlemesine yer verildiği, davacı tarafa (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazların değerleri ayrı ayrı belirtilmek suretiyle eksik harcın tamamlanması için usulünce süre verildiği, davacı vekili tarafından (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkındaki davayı atiye bıraktıklarını beyanla bu bölüme ilişkin tamamlama harcı ikmal edilmediği, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkındaki davaya devam edilemeyeceği ve diğer tescil taleplerinin bu aşamada değerlendirilemeyeceği, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmiş olmasında isabet bulunmadığı, yargılama harçları kamu düzenine ilişkin olmakla hükmün yargılama harcına yönelik bölümünün re'sen düzeltildiği belirlenerek; davalı ... Belediyesi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına, 26.01.2021 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekli koordinatlı krokisinde (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkındaki davanın kabulü ile taşınmazın birliğin son parsel numarası verilerek davacı adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen 20.572,91 m²'lik taşınmaz hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, söz konusu kararın davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.02.2024 tarihli ve 2024/548 Esas, 2024/1038 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın 1994 tarihinde kesinleşen kadastro sırasında çay yatağı olarak tescil harici bırakıldığı ve davanın kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuki sebeplerine dayalı olarak tapusuz taşınmazın tescili istemi ile açıldığı, ne var ki; davaya konu taşınmazın yargılama sırasında 100.095, 71... yüz ölçümü ve ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tapuya tescil edildiği ve bu haliyle davanın tapu iptal ve tescil davasına dönüştüğü, davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasının kural olarak doğru olduğu, davalı vekilin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak davaya konu taşınmazın 9 91... parsel numarasını aldığı anlaşıldığından Mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun infazı kabil bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı, fen bilirkişisinden dava konusu taşınmazın 9 91... parselin hangi kısmında kaldığı hususunda rapor alınarak infazı kabil bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve incelenen 1984, 1992, 20 02... tarihlerine ait hava fotoğraflarına göre, çekişmeli taşınmazların 1994 tarihinde kesinleşen kadastro sırasında çay yatağı olarak tescil harici bırakıldığı, bozma kararı sonrasında aldırılan 26.12.2024 tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli koordinatlı krokisinde (K1) harfi ile gösterilen 6.865,67 m² yüz ölçümündeki taşınmaz ile (K3) harfi ile gösterilen ve 9 91... parsel sınırları içerisinde bulunan 16,14 m² yüz ölçümündeki taşınmazın çay etkisinde bulunmadığı, taşınmazın niteliği itibariyle kazanmaya engel durumun bulunmadığı ve davacı tarafından imar-ihya edilerek ekonomik amaca uygun şekilde dava tarihine kadar 20 yıldan uzun süreyle kullanıldığı, bu itibarla (K1) ve (K3) harfleri ile gösterilen taşınmazlar hakkında davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğu, Mahkemenin bu bölüm hakkındaki vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... Belediyesi vekilinin bu bölüme yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerektiği, bozma kararı öncesinde Dairelerince İlk Derece Mahkemesinin, (A) harfi ile (bozma kararı sonrasında aldırılan bilirkişi raporunda K2, K4, K5 harfleri ile gösterilen) gösterilen kısım bakımından davanın reddi kararının yerinde olmadığı, açılmamış sayılması kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmü ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlerinin bozma kararına konu edilmediği görüldüğünden önceki hükmün yeniden tesis edilmesiyle kabulüne karar verilen taşınmaz kısımları bakımından infaza elverişli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisine karar verildiği gerekçesiyle; davalı ... Belediyesi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ... vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/285 Esas, 2021/434 Karar sayılı dava dosyasında verilen 28.04.2021 tarihli kararın kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına, buna göre; 26.12.2024 tarihli fen bilirkişisi ...'ın bilirkişi raporu ve ekli koordinatlı krokisinde (K1) ve (K3) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri hakkındaki davanın kabulü ile; ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan kuzeyi ve batısı 4 20... parsel, güneyi tapulama harici (K5) ile gösterilen kısım, doğusu 9 91... parsel ve tapulama harici (K4) ile gösterilen kısım ile çevrili 24.12.2024 tarihli fen bilirkişisi ...'ın bilirkişi raporu ve ekli koordinatlı krokisinde (K1) harfi ile gösterilen 6.865,67 m² yüz ölçümündeki taşınmazın birliğin son parsel numarası verilerek davacı ... adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 9 91... parsel sayılı taşınmazın 24.12.2024 tarihli fen bilirkişisi ...'ın bilirkişi raporu ve ekli koordinatlı krokisinde (K3) harfi ile gösterilen 16,14 m² yüz ölçümündeki alanın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, davacı tarafın, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 24/12/2024 tarihli fen bilirkişisi ...'ın bilirkişi raporu ve ekli koordinatlı krokisinde (K2) harfi ile gösterilen 10.710,96 m²'lik taşınmaz, (K4) harfi ile gösterilen 8.493,02 m²'lik taşınmaz ve (K5) harfi ile gösterilen 1.365,18 m²'lik taşınmaz hakkındaki davasının açılmamış sayılmasına, fen bilirkişisi ...'ın 24.12.2024 tarihli bilirkişi ek raporu ve ekli koordinatlı krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma kararına uygun işlem yapılmasına göre davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, 6100 sayılı HMK'nın 373/3. maddesi gereğince bozma ilamına uyulduğuna göre bozmaya ve HMK'nın 297. maddesine uygun yeni bir karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve 2020/285 Esas, 2021/434 Karar sayılı kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2021/1304 Esas, 2022/686 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı gözetilmeksizin yazılı olduğu üzere, davalı ... Belediyesi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ... vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verilerek istinaf incelemesi yapılır gibi hüküm oluşturulması usul hukukuna açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
Ne var ki, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile; temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının (A) harfi ile gösterilen bendinde yer alan "Davalı ... Belediyesi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereceğince ESASTAN REDDİNE," cümlesinin, (B) harfi ile gösterilen bendinde yer alan " Davacı ... vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/285 Esas, 2021/434 Karar sayılı dava dosyasında verilen 28.04.2021 tarihli kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;" ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Belediyeye iadesine, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.