Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4035 E. 2026/2477 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1199 E., 2025/1426 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaca Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/54 E., 2025/19 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacılar; mirasbırakanları ...'nun maliki olduğu (eski) 122, 618, 703, 266, 267, 545, 553, 867, 9, 10, 97, 108, 113, 116, 20, 117, 10 15... parsel sayılı taşınmazlarını altsoy mirasçısı olan oğlu ...'na 14.05.2013 tarihinde satış göstermek suretiyle devrettiğini, yapılan işlemin kız çocuklarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin oğlu ...in bu taşınmazlara ilişkin herhangi bir bedel ödemediğini, taşınmazları devraldığı tarihler dikkate alındığında, yaşı, ekonomik durumu, taşınmazları edinme biçimleri itibariyle bu taşınmazları edinebilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, daha sonra bahsi geçen taşınmazların ... tarafından muris hayattayken murisin diğer oğlu ...nun dünürü olan davalı ...'a 18.08.2022 tarihli satış işlemiyle temlik edildiğini, davalının, murisin oğlu olan Halil ile birlikte hareket ederek tapudaki devir işlemini yaptıklarını, yapılan işlemlerin gerçek satış olmayıp davacılardan mal kaçırmak amaçlı ve miras haklarına zarar vermeye yönelik bir işlem olduğunu, öte yandan davalının devir tarihi itibari ile çok yüksek bedeli olan taşınmazları alabilecek ekonomik durumunun bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın müvekkilince ...'ndan satın alınma işleminin tamamen gerçek olduğunu, müvekkilinin açılan davada iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olup Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi gereğince kazanımının korunması gerektiğini, davalının söz konusu taşınmazları alım tarihinde mal varlığı araştırıldığında adına kayıtlı iki ev, bir araç ve bir de arsa olduğunun görüleceğini, kendisinin söz konusu malları alacak kadar maddi gücünün bulunduğunu, ödemelerin bir kısmını elden yaptığını, geri kalanı ise 15.02.2023 tarihinde ...'nun hesabına 200.000 TL göndermek suretiyle yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris ile oğlu ... ve ... ile davalı arasında yapılan taşınmaz satışında dava konusu taşınmazların satış bedelinin tapuda gerçek değerinden düşük belirtildiği, davalının gerçek bedelleri ...'na ödediğine dair resmi senet niteliğinde bir delili dosyaya sunamadığı, taşınmaz satmak için makul bir nedeni olmayan murisin dava konusu taşınmazları oğlu ...'na devretmesindeki esas amacının satış değil, davacı kız çocuklarının miras hakkına engel olmak olduğu, yine taşınmaz satmak için makul bir nedeni olmayan ...'nun da aynı amaçla taşınmazları kardeşinin dünürü olan davalıya devrettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla

; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 798.915,66 TL

bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§