Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4003 E. 2026/2324 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2306 E., 2025/1256 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/242 E., 2023/222 K.

Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili; müvekkilinin ... . Noterliğinin 02.01.2018 tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Vekaletnamesi ile tapunun ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... mevkii 16 61... parselde kayıtlı mesken niteliğindeki 25/745 arsa paylı A blok 1. kat 13 nolu bağımsız bölümün alım satımı ve diğer tüm yetkileri hususunda ...'ü vekil tayin ettiğini, ancak vekilin kötü niyetli hareket ederek müvekkilinin bilgi ve talimatı dışında işlem yaptığını, eylem birliği içinde olduğu kişilere taşınmazı satarak devrettiğini beyanla taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde tazminat hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...; dava konusu taşınmazı davacıya para ödeyerek aldığını, davacıya ödediği para ile davacının hem konut bedelini aldığını ayrıca bankaya olan borcunu kapattığını, önce ipotekli olduğu için satın almak istemediği taşınmazın takyidatlı satışının mümkün olduğunun söylenmesi üzerine almaya ikna olduğunu ancak tapu devredildikten sonra davacı ve eşi iki ay içerisinde bankadaki ipotek problemlerini çözmedikleri için ipotek borcu olan 245.000,00 TL parayı konut bedeli açıklaması ile ...'nın hesabına yatırdığı ve banka ipoteğini kaldırdığını, daha sonra maddi sıkıntılardan dolayı evi daha önceden hiç tanımadığı diğer davalıya sattığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; davanın süresinde açılmadığını, taşınmazı bedelini ödeyerek iyiniyetli iktisap ettiğini, davacıyı ve taşınmazı satın aldığı diğer davalı ...’ü tanımadığını, sadece taşınmaz satışı için bir araya geldiği ve öncesine ilişkin adı geçen şahıslarla herhangi bir tanışıklığı olmadığından birlikte hareket edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının halen taşınmazı tahliye etmemesi nedeniyle asıl mağdurun kendisi olduğunu, dava konusu taşınmazı mesken ihtiyacı nedeniyle diğer davalı ...'tan satın aldığını, adı geçen davalının taşınmazı iktisabından sonra aradan uzun bir zaman geçtikten sonra tarafına satış işlemi yapıldığını, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen 26.05.2021 tarihli karar, davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilnin, dilekçesinde vekâletin hile ile alındığını, davalı ...'e evin satışı için vekâlet verdiğini, taşınmazın davalı ...'a, sonra da diğer davalı ...'a satış yapıldığını, müvekkilinin eline satıştan herhangi bir bedel geçmediğini, yalnızca müvekkilinin banka kredi borcunun ödendiğini, müvekkilinin sadece banka kredisinin kapatıldığını iddia etmiş olmakla bu iddialarının ve ipotek bedelinin kimin tarafından ödendiği, satışa kadar ödenen ipotek bedelinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere yerel Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla

; tanık beyanlarının alındığı, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilâmı doğrultusunda ... Bankası Genel Müdürlüğünden davacının dava konusu taşınmaz üzerinde konulmuş konut kredisinden kaynaklı ipoteğin bulunup bulunmadığı, ipotek borcunun ne zaman sona erdiği, ipotek borcunu sona erdiren ödemenin kim tarafından, ne kadar ve ne zaman yapıldığının sorulduğu, yazı cevabında davacının bankaları nezdinde kullanmış olduğu 17.03.2015 tarihli ve 240.000,00 TL tutarlı kredisinin 09.04.2018 tarihinde ... tarafından 245.000,00 TL ödeme yapılarak kapatıldığının belirtildiği ve müzekkere ekinde banka dekontunun gönderildiği, dekontun da incelenmesinde 09.04.2018 tarihinde ... tarafından ... hesabına "... Mahallesi, 110 parsel A blok D:13 konut bedeli" açıklaması ile 245.000,00 TL paranın gönderilmiş olduğunun görüldüğü, aynı şekilde 08.01.2018 tarihine kadar ödemeleri gösterir hesap hareketlerinin de ilgili Banka tarafından gönderildiği, incelenmesinde davacı tarafından en son kredi ödemesinin 10.12.2017 tarihinde ödenerek borç bakiyesi olarak 197.478,05 TL kaldığının belirtildiği, dosyada mübrez hesap tablosuna göre 07.04.2018 tarihinde de borç bakiyesinin yatırılmış olduğunun anlaşıldığı, tüm bilgiler ışığında; satış tarihine kadar olan sürede davacının hesabından 240.000,00 TL'lik kredi hesabına borcun bir kısmı ödenmiş ise de en son davacı tarafından yapılan ödeme tarihinde borç bakiyesinin kaldığı, davalı ... tarafından davacının kredisinin bulunduğu hesabına 245.00,000 TL ödeme yapılması ile ipoteğin kapatıldığı, davalı ... tarafından davacının kredi borcunun kapatılması suretiyle evi satın alınmış olduğu, her ne kadar davacı tarafından halen bedeli ödenmediği için borçlu olduğu belirtilmiş ise de gelen cevaplarda banka ipoteğin kaldırıldığının anlaşıldığı, sonuç olarak davacının ipotek borcunun kapatılması karşılığında söz konusu evi satmış olduğu ve diğer davalılar arasında muvazaalı bir işlemin olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, vekâletnamenin iradesine aykırı olacak şekilde onu zararlandırmak kastıyla kullanıldığını ispatlamakla yükümlü olduğu, dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tüm dosya kapsamı, banka kayıtları, davacı tanıkları ve tanık davacı eşinin beyanından dava konusu taşınmazın, davacının iradesi doğrultusunda, banka ipotek borcu ödenmek için vekâleten davalı tarafa devredildiği, vekâletin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak açılan eldeki davada, tanık ifadelerinden de anlaşıldığı üzere vekâlet görevinin kötüye kullanılması iddiası yönünden vekâletin davacının iradesine aykırı olarak ve zararlandırma kastıyla kullanıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, devir işleminin davacının iradesi doğrultusunda gerçekleştiği, Dairenin kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince gerekli araştırma ve incelemenin yapıldığı, buna göre tapu iptal ve tescil ile terditli tazminat davalarının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§