"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/925 E., 2025/545 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/82 E., 2022/307 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı temlik işleminin iptali istemine ilişkindir.
Davacılar; mirasbırakanları ...’in ilk eşinden olma çocukları olduklarını, mirasbırakan anneleri ...'in maliki olduğu 3 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümün yarı payını 14.08.2006 tarihinde ikinci eşi ...’e satış suretiyle devrettiğini, daha sonra ...’in temlik aldığı bu payı 14.11.2006 tarihinde ...’e iade ettiğini, ...’in taşınmazda tekrar tam pay sahibi olduğunu, ...’in mirasçısı olan davalının, yapılan bu temlikin muvazaalı olduğunu iddia ederek Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/608 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açtığını, oysa ... tarafından 14.08.2006 tarihinde yapılan temlikin mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek mirasbırakanları ... tarafından yapılan 14.08.2006 tarihli temlik işleminin iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı; murisi ... tarafından ...’e yapılan ½ pay temlikinin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı iddiası ile Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/608 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini, dava konusu taşınmazın ... ve ...’ın birikimleri ile edinildiğini, bu nedenle ...’in taşınmazın yarı payını ...’a devrettiğini, 14.08.2006 tarihinde ... tarafından ...’a yapılan devrin muvazaalı olmayıp bir hak teslimi olduğunu, aslında ...’ın taşınmazdaki aldığı yarı payı tekrar ...’e devretmesinin muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ile ...’ın uzun yıllar yurt dışında birlikte çalıştıkları, dava konusu taşınmazı da birlikte satın aldıkları, ancak taşınmazın sadece ... adına tescil edildiği, bu nedenle ...’in taşınmazın yarı payını eşi ...’a devrettiği, bu devirde murisin amacının davacılardan mal kaçırmak olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2025 tarihli ek kararı ile miktar yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2025 tarihli ek kararı ve kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
O halde, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince dava değeri 524.500,00 TL'nin dava tarihi 2019 yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'yi aştığı nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 27.05.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.