Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3936 E. 2026/2325 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/329 E., 2025/1215 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/206 E., 2022/345 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 474 ada, 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 numaralı bağımsız bölüme isabet eden kat irtifakının müteveffa annesi ... tarafından davalıya satış görüntüsü altında bağışlandığını, söz konusu işlemin muvazaalı olup gerçek amacın davacı müvekkilinden mal kaçırmak ve miras hakkına engel olmak olduğunu, davalının taşınmazı alacak mali gücünün bulunmadığını ve iktisap ettiği taşınmaz hissesi için herhangi bir ödeme de yapmadığını, muris adına intifa hakkı tesis edilerek satış işleminin yapılmış olmasının dahi muvazaalı işlem yapıldığının göstergesi olduğunu, söz konusu tasarrufun müvekkilinin saklı payını zedelediğini beyanla davalı adına oluşan kaydın iptali ile müvekkili adına miras hissesi oranında tesciline, müvekkilinin saklı payının zedelenmiş olduğundan murisin sağlığında mirasçılarına yaptığı kazandırmalar ile ölümü anında miras kalan aktif ve pasif mallarının değerinin tespiti ile davacının saklı payının aşılmış olan kısmının tespiti ve bu kısım oranında hissesinin iptaline veya güncel değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacının iddialarının asılsız olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde iki ayrı malike yarı hisse ile malik oldukları iki ayrı gecekondu niteliğinde taşınmazı olduğu, müvekkilinin eşi ve muris annesinin yaşadığı bu ev zamanla eskidiğinden, yıktırılarak 1,5 katlı betonarme bir bina yaptırıldığını, müvekkilinin tüm birikimlerini ve eşinin altınlarını bu inşaatın yapımında kullandığını, buranın daha sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılarak müteahhide verildiğini, muris annelerinin tüm mal varlığını sağlığında çocukları arasında paylaştırarak ... ili, ... ilçesi, ... mevkiinde kain 96 04... parseldeki arsası üzerinde bulunan 3 dairesini de davacı kızına verdiğini, davacının saklı payına tecavüzün söz konusu olmadığını, müvekkilinin, tüm yaşamı boyunca annesi ile birlikte yaşayıp evlendikten sonra da yıllarca aynı apartmanda ikamet ettiklerini ve bir arada yaşadıklarını, murisin tüm bakımı ve hizmetinin davalı oğlu tarafından karşılandığını, murisin, mülkiyeti zaten davalı oğluna ait olan bu daireyi kendisine bıraktığını, ortada mal kaçırma kasdının bulunmadığını ve davacının iddiasını ispat etmekle mükellef olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu arsa vasıflı taşınmazın 12.09.1956 tarihinde satış işlemi sonucu 1/2 hisse ile muris ... adına satın alındığı, bilahare muris ve davalı tarafından üzerinde bulunan gecekondu yıkılarak iki katlı ev yapıldığı ve kargir apartman vasıflı taşınmazın 16.05.1990 tarihinde 1/2 payın intifa hakkı murise ait olmak üzere çıplak mülkiyetinin davalıya satıldığı 26.09.1994 tarihinde taşınmazın bir kısmı yola terk olduğundan 30/320 çıplak mülkiyet 50/320 tam mülkiyet olarak dava dışı şahsa satış yapıldığı, daha sonra cins tashihi ile oluşan on bağımsız bölümden ikinci bodrum kat iki numaralı, birinci bodrum kat dört numaralı ve birinci kat yedi numaralı dairelerin davalı adına tescil edildiği, dört numaralı dairede muris adına intifa hakkı tanınmış olduğu ve davalının çıplak mülkiyetini annesine sattığı bu bağımsız bölümün daha sonra muris annesi tarafından davacıya bağışlandığı aynı tarihte ikinci bağımsız bölümde davalının intifa hakkını muris annesine devrettiği, yine murise ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 96 04... parsel sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı iken 17.03.1989 tarihinde intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetinin yarı hisse ile davacı ve davalı çocuklarına devrettiği, bilahare davalının hissesini ablası davacıya devretmesinden sonra dava konusu taşınmazdaki muris adına kayıtlı 1/2 payın çıplak mülkiyetinin ise 16.05.1990 tarihinde davalıya devredildiği, davacı yarı hisse ile malik olduğu taşınmaz üzerinde üç kat daha inşa ederek üçüncü kişilere sattığı, kalan 1/2 payı ise tekrar murise devrettiği, murisin 1/4 hisse uhdesinde iken vefat ettiği ve bu hissenin taraflara intikal ettiği anlaşılmış olup murisin yapılan bu devir işleminde mirasçısı davacıdan mal kaçırma kastıyla hareket etmediği, dava konusu dairenin bulunduğu binadaki dört numaralı daireyi davacıya bağışladığı yine ... taşınmazında 1/4 hissenin de muris üzerinde olduğu anlaşıldığından davacının muvazaa nedeniyle tapu iptal talebinin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları, hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararın gerekçeleri değerlendirilmiş; kararın usul ve kanuna uygun bulunduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, özellikle her ne kadar davacı tarafça temyiz dilekçesinde murisin satış tarihindeki yaşı itibarıyla hukuki işlem ehliyetini haiz olup olmadığı araştırılmadan eksik incelemeyle karar verildiği ve ayrıca tenkis talebi hakkında karar verilmediği ileri sürülmüş ise de 16.02.2022 tarihli ön inceleme duruşmasındaki uyuşmazlık konusunun "... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 84... parsel A blok 2. kat 5 nolu bağımsız bölümlü taşınmazın, davalı adına olan mirasçılık belgesindeki davacı hissesi oranında muvazaa nedeniyle iptali ile mirasçılık belgesindeki davacı hisse oranında tapuya kayıt ve tesciline mümkün olup olmadığı, bu mümkün değilse satış tarihindeki faiziyle birlikte tenkisine karar verilip verilemeyeceğine ilişkin" olduğu şeklinde belirlenmiş olmasına ve aynı tarihli duruşmada davacı vekillerince "...davamızda murisin akıl hastası olduğuna yönelik ehliyetsizliğine yönelik herhangi bir iddiaımız yoktur, biz sadece yaşlı olduğunu belirtmek istedik, taşınmazı satmasını gerektiren bir durum yoktur, bunu belirtmek için söyledik" şeklindeki beyanlarıyla ehliyetsizliğe yönelik bir iddiada bulunmadıklarını beyan etmiş olmalarına, bilahare 17.02.2023 tarihi duruşmada "...dava dilekçemizde tapu iptali tescili olmadığı takdirde tenkisini istiyoruz derken, dava konusu taşınmazın değerinin payımız oranında tarafımıza ödenmesini talep ediyoruz, yani tenkis talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunarak tenkise yönelik talepte bulunmadıklarını da açıkça belirtilmiş olmaları ve yargılamada dayanılmayan hukuki olguların temyiz sebebi yapılamayacağı da gözetildiğinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§