"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1167 E., 2025/1308 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/249 E., 2025/15 K.
Dava; yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki eldeki dava konusu 1 31... parsel, 1 92... parsel, 2 25... parsel, 2 41... parsel, 2 53... parsel sayılı taşınmazların kadastro sonucunda davalı ...'nın dava dışı eşi ... adına tespit edildiği, askı ilân süresi içerisinde itiraz edilmeyen tespitlerin 02.05.2008 tarihinde kesinleşerek davalının dava dışı eşi ... adına tescil edildiği, eldeki davanın davacıları tarafından tespit maliki olan kardeşleri ... aleyhine taşınmazların kök muristen geldiği ve taksim edilmediği iddia edilerek eldeki dava konusu taşınmazlar ile birlikte diğer bir kısım taşınmaz hakkında Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/102 Esasına kayden kadastro öncesi nedene dayalı olarak pay oranında tapu iptali ve tescil davası açıldığı, Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2013 tarihli ve 2008/102 Esas, 2013/244 Karar sayılı kararı ile davacıların kardeşleri ... aleyhine açtıkları tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verildiği, hükmün Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.05.2014 tarihli ve 2014/3710 Esas, 2014/5836 Karar sayılı kararı ile onandığı, 24.05.2015 tarihinde kesinleştiği, 01.09.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı mülkiyet oranlarının düzeltilmesi işlemiyle 2008/102 Esas sayılı davaya konu ve halen ... adına tescilli taşınmazlar hakkında verilen hükmün infaz edildiği, ancak 2008/102 Esas sayılı davaya ve eldeki davaya konu olan 1 31... parsel, 1 92... parsel, 2 25... parsel, 2 41... parsel, 2 53... parsel sayılı taşınmazların ise kesinleşen kabul hükmü infaz edilmeden önce davalı ...'nın tespit maliki olan dava dışı eşi ... tarafından 14.08.2015 tarihli ve 2319 yevmiye sayılı satış işlemiyle eldeki davanın davalısı olan eşi ...'e satıldığı, böylelikle 2008/103 Esas sayılı davada verilen ve derecattan geçerek kesinleşen kabul hükmünün dava konusu taşınmazlar bakımından infaz edilemediği anlaşılmaktadır.
Davacılar; dava konusu 1 31... parsel, 1 92... parsel, 2 25... parsel, 2 41... parsel, 2 53... parsel sayılı taşınmazlar hakkında Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2013 tarihli ve 2008/102 Esas, 2013/244 Karar sayılı kararıyla verilen ve deracattan geçerek kesinleşen kabul kararının infazı öncesinde anılan davanın davalısı ... tarafından taşınmazların eldeki davanın davalısı olan ve iyiniyetli bulunmayan eşi davalı ...'ya satıldığını, kesinleşen kabul kararı ile kardeşleri ... adına olan tescilin yolsuz hale geldiğini, kötüniyetli davalı ...'ya yapılan satış işleminin de yolsuz olduğunu iddia ederek ... adına olan tapu kayıtlarının payları oranında iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı ...; tapu kütüğüne güvenerek taşınmazları bedeli karşılığında alan üçüncü kişi olduğunu, davalının mirasçı olmadığını, aynı konuda 2008/102 Esas sayılı davada verilen kesin hüküm bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.12.20222 tarihli ve 2020/291 Esas, 2022/1801 Karar sayılı kararına istinaden TMK'nın 705/2. maddesindeki mahkeme kararı hâlinin taşınmaz mülkiyetinin tescilsiz kazanıldığı hâllerden olduğu, davalıya yapılan temlikin TMK'nın 1023. maddesince korunması için davalının özellikle üçüncü kişi olması gerektiği, davalı ilk el durumunda olduğundan ediminin korunmayacağı, ... tarafından aleyhine 2008/102 Esas sayılı davada verilen iptal-tescil hükmü kesinleştikten sonra eşi davalı ...'ya yaptığı temlikin yolsuz olduğu, davalının eşi aleyhine açılan ve kabul ile kesinleşen 2008/102 Esas sayılı davada verilen karardan haberi olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacıların mülkiyeti tescilden önce kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 31... , 1 92... , 2 25... , 2 41... , 2 53... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, kalan payların davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve huhuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinden kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 54.278,69 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.