Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3619 E. 2026/3591 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/85 E., 2021/137 K.

Dava, zilyetliğe dayalı mera tespit ve tahsis kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

...ili,...ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan dava konusu bölüm 1963 yılında yapılan tesis kadastro çalışmaları sırasında taşlık olarak tespit harici bırakılmış, daha sonra il mera komisyonu çalışmaları sırasında 4 numaralı mera parseli olarak 13.02.20 04... sayılı kararla köy tüzel kişiliği adına tahsis edilmiştir.

Davacılar vekili; İl Mera Komisyonu çalışmaları sonucu 4 nolu mera parseli olarak sınırlandırılan taşınmazın bir kısmına davacıların zilyet olduğunu ileri sürerek imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak mera tahsis ve tespit işleminin iptali ve davacılar adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Davalı Hazine vekili; dava konusu yerin olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilemeyecek Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi; dava konusu yerin davacı tarafa ait olduğunu bildirmiştir.

Mahkemece; davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 27.017, 73... 'lik kısmına ait sınırlandırmanın iptali ile bu yerin davacılar adına tarla vasfı ile tapuya tesciline dair verilen karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 25.05.20 06... /3242 Esas, 2006/3644 Karar sayılı kararı ile davacılar yararına kazanma koşullarının oluşmuş bulunduğu ancak mera tahsis kararı ile taşınmaz köylünün ortaklaşa yararlanmasına tahsis edilmekle kamu emlakına dönüştüğünden böyle bir yerin özel mülkiyet şeklinde tapuya tescilinin mümkün olmaması nedeni ile Mahkemece mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken davacılar adına tescil kararı verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davacılardan ...’nun daha önce edindiği taşınmazların edinimlerinin belgeye dayalı olup-olmadığı araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümünün davacılar adına 1/2'şer hisseli olarak mülkiyetinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 15.05.2009 tarihli ve 2016/18120 Esas, 2019/4420 Karar sayılı kararı ile; 6360 sayılı Kanun uyarınca davalı köyün tüzel kişiliği kaldırılarak mahalle olarak bağlı olduğu ilçe belediyesine katılması nedeniyle ilçe belediyesinin davaya dahil edilmesi gerektiği belirtilerek diğer temyiz itirazları incelenmeksizin karar bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen taşınmazın orman sayılmayan, zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olduğu, davacıların, taşınmazı imar-ihya edip İl Mera Tespit Komisyonunun mera olarak tahsis ettiği tarihe kadar olağanüstü zamanaşımı süresinden fazla bir süre zilyet oldukları, davacılar lehine kazanma koşullarının oluştuğu, Mera Komisyonunun 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 5. maddesine istinaden ihtiyaç dahilinde özel mülkiyet konusu taşınmazları da mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis etmesinin mümkün olduğu, dava konusu taşınmaz mera olarak tahsis edilmekle özel mülkiyet ile tapuya tescili imkanının ortadan kalktığı ve sınırlandırma tarihine kadar kazanma koşulları oluştuğundan tescil yerine mülkiyetin tespitine karar verilebileceği gerekçesiyle fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 27.017, 73... 'lik bölümünün davacılar adına 1/2'şer hisseli olarak mülkiyetinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın ...1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§