"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/704 E., 2025/575 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/20 E., 2024/186 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar; mirasbırakan babaları ...’in, adına kayıtlı 1 28... parsel sayılı taşınmazını 25.05.1994 tarihinde satış göstermek suretiyle davalı eşine devrettiğini, yapılan devrin muvazaalı ve terekeden mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ... vekili; muris ...'in taşınmaz satışının yapıldığı dönemlerde düzenli bir çalışması bulunmadığını, sonradan getirilen yasal düzenlemeden faydalanıp Tarım Bağkurlusu olarak toplu ödeme yapmak için eşi davalıya ait taşınmazın satıldığını, muris ...'in, davalı ile evliliğinden beş çocuğu olduğunu, murisin 1974-1975 yıllarında, davalıyı evde beş çocuğuyla bırakarak davacıların annesi Bahtiyar ile yaşamaya başladığını, 4-5 yıl boyunca evine gelmediğini, bu evlilik dışı ilişkiden davacıların dünyaya geldiğini, murisin 1980 yılında davalıya geri dönerek birlikte yaşamaya başladığını, taşınmazı davalının satın aldığını, davalının taşınmazlarının olduğunu, murisin, taşınmazları borçları ve harcamaları için sattığını ve hali hazırda başkaca taşınmazlarının bulunduğunu, mirasçılarına dava konusu taşınmaza bitişik 1 28... parsel sayılı taşınmazı bıraktığını, mal kaçırma amacının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile dosyada toplanan bilgi ve belgelere göre mirasbırakan ...’in temlik tarihinde altmış iki yaşında olduğu, yaşa bağlı olarak gelişen fizyolojik değişiklikler haricinde herhangi bir hastalığının bulunmadığı ve yöredeki diğer insanlar gibi geçimini balıkçılık, hayvancılık ve yetiştirdiği ada çayı, badem, kekik gibi ürünlerin satışından elde ettiği gelirle sağladığı, dolayısıyla bu tarihte olağanüstü harcamalar yapmasını ve bunlar için de taşınmaz satmasını gerektirecek bir durumunun olmadığı, kaldı ki taşınmazın satış bedeli ile satış tarihindeki gerçek değeri arasında afaki fark bulunmakta olup dinlenen tanık ifadelerinde de bu bedelin ödendiğinin belirtilmediği hususları göz önünde tutulduğunda, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeni bulunmadığı gibi, davalının alış gücünün olduğu kabul edilse dahi bu temlik nedeniyle bir bedel ödediğini açıkça savunmadığı, bilakis mirasbırakan ile olan evliliği ve özellikle mirasbırakanın ortak konutu terk ederek davacıların annesi olan ... ile fiilen evliymiş gibi yaşadığı ayrılık süresince ailenin geçimi için yaptığı harcamalar ve katlandığı maddî ve manevî fedakârlıklar sebebiyle mirasbırakanın kendisine minnet duyduğunu ifade ettiği, bu hâli ile müstekar içtihatlara göre satılanın bedelinin muhakkak bir miktar para olması şart olmayıp belirli bir bakım veya emeğin de semen olarak kabul edilebileceği ve böyle bir durumda temlikin ivazlı sayılacağı kabul edilmekte ise de mirasbırakanın ölünceye kadar olağan dışı bir bakıma muhtaç olmaması ve yine evlilik süresince eşlerin birbirlerine veya çocuklarına bakmasının, evlilik birliğinden doğan bir yükümlülük, ahlâkî bir ödevin yerine getirilmesi niteliğinde olması karşısında mirasbırakanın davaya konu taşınmazı bedelsiz devretmesini gerektirir bir minnet borcunun bulunduğundan da söz edilemeyeceği, dolayısıyla mirasbırakanın evlilik dışında doğmuş olan çocuklarından mal kaçırma amacı ile muvazaalı olarak temlikte bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı taraf vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 484.718,34 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.