"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/670 E., 2025/501 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/29 E., 2022/417 K.
Dava, sahtecilik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının yurt dışında yaşadığını, davacıya ait 57 70... parsel sayılı taşınmazın sahte vekaletname ile ... tarafından 19.03.2009 tarihinde ...ve ... adlı kişilere satış suretiyle devredildiğini, 23.03.2009 tarihinde de bu kişiler tarafından davalı ...'a satış suretiyle devredildiğini ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, mümkün olmaması halinde taşınmaz değerinin Hazineden tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davalının dava konusu taşınmazı 193.000,00 TL bedelle satın aldığını, 135.000,00 TL'nin ...un banka hesabına yatırıldığını, kalan bedelin ise elden verildiğini, dava konusu taşınmazın satıldığını emlakçılar aracılığıyla öğrendiğini, önceki malikleri tanımadığını, davalının tapu siciline güvenen iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hazine vekili; devir işleminde kullanılan vekaletnamenin sahte olduğunu Tapu Müdürlüğünün bilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/450 Esas sayılı dosyasından 31.01.2014 tarihli tefrik kararı ile aynı Mahkemenin 2014/29 Esas sayılı doyası üzerinden yargılamaya devam edilmiş ve yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın sahte vekaletname ile satıldığı anlaşılmakla Ağır Ceza Mahkemesindeki mahkumiyet ve beraat durumuna göre tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının tazminat talebinin kabulü ile 116.279,68 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalı ... ve Maliye Hazinesinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilgili ceza dava dosyasındaki savunma ve tanık anlatımlarından ve dosya içeriğinden ilk temlikin dayanağı vekaletnamenin davacının yurt dışında bulunduğu sırada kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle oluşturulan sahte kimlik belgesine dayalı olarak düzenlendiği, bu vekaletname ile ilk el alıcılar ... ve ...'e yapılan temlik işleminde sahtecilik olgusunun gerçekleştiği ve anılanlara yapılan temlikin illetten yoksun yolsuz tescil niteliğinde olduğu, davalı ... taşınmazı emlakçı aracılığıyla yatırım amacıyla satın aldığını, ilk el alıcıları tanımadığını, iyiniyetli olduğunu savunmuş ise de ...'un babası ...'in ...bölgesinde taşınmaz alım-satım işiyle iştigal ettiği, vekaleten işlem yapan ...ı önceden tanıdıkları, ...'un taşınmazın alımı ile ilgili aracılık ettiği bildirilen emlakçı ...'in de ilk el alıcılar ve ...ı tanıdığı ve ...'u ... ve ilk el alıcılarla görüştürdüğü, ilk el alıcıların taşınmazı edindikleri tarihin 19.03.2009 olup taşınmazın dört gün sonra 28.000,00 TL bedelle ... tarafından edinildiği, temlikin kısa sürede ve düşük bedelle neden yapıldığı konusunda gerekli özeni göstermediği, yolsuz tescili bilmesi gereken konumunda olup TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiş; davalı Hazine ve davalı ...'un temyiz dilekçeleri de temyiz kesinlik sınırı yönünden 29.05.2025 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve 29.05.2025 tarihli ek kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
O halde, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 29.05.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle asıl talep kabul edildiğinden terditli alacak talebi yönünden hüküm kurulması gerekmediğine ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 7.327,66 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.