Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3515 E. 2026/2606 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/693 E., 2025/1073 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/336 E., 2024/134 K.

Asıl ve birleştirilen dava, tapu iptali ile eski hale getirme istemine ilişkindir.

Asıl davada davacı; 2016 yılında dava dışı ... ile ortak iş yapmaya başladıklarını, ortağı ...'in yönlendirmesi ile tefeci olan davalının damadı ...'tan para aldıklarını, düzenli şekilde geri ödemelerini yaptıklarını, yine ...'in mülkiyeti ... ... adına kayıtlı satış vekaletnamesi kendisinde olan dava konusu 3 nolu bağımsız bölümü ipotek göstererek ...'tan para alarak asfaltlama ve iş giderlerini karşılamaları gerektiğini söyleyerek ... ...a görüştüğünü, ... ile tapuya gittiklerini ve 3 ay sonra ödemek şartıyla ...'tan ipotek karşılığında Mayıs 2017 tarihinde 110.000,00 TL para aldıklarını, geri ödemesi 160.000,00 TL olan parayı aldıktan sonra 19.07.2017 tarihinde ...’ın “ya paramı getirirsin ya da daireyi bize verirsin, yoksa sonuçlarına katlanırsın, sen bizi tanırsın” dediğini, bu nedenle satışını yapmak zorunda kaldığını, dairesini kurtarmak için dava konusu 1 nolu bağımsız bölümü de ... yeğeni ...’e devrederek konut kredisi kullanıldığı, bu paranın ...’a gönderildiğini, ...’in, eski borcunu da ortak olduğundan kendisine yıktığını, kendisini darp ettiklerini, ölümle tehdit ettiklerini, takip edildiğini, taşınmazları darp ve tehdit ile elinden aldıkları ileri sürerek tapu kaydının iptali ile eski haline getirilmesini istemiş; birleştirilen davada davacı, 1 ve 3 numaralı dairelerinin silah zoru, cebir ve tehditle asıl davada davalı...’ın üzerine geçirilmesi nedeni ile dava açtığını, ancak taşınmazların davalılar adına kayıtlı olduğunun anlaşılması üzerine eldeki davanın açılarak asıl dava ile birleştirilmesini istemiştir.

Asıl davada davalı ... vekili; davacının husumeti bulunmadığı gibi yetkili malik tarafından müvekkil aleyhine süresinde açılmış bir dava olmadığını, davacının taraf ehliyeti bulunmadığını, davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur.

Birleştirilen davada davalılar ... ve ... ayrı ayrı verdikleri dilekçelerde; davacının dava açma sıfatı olmadığını, iyiniyetli olup taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemece asıl ve birleştirilen davanın aktif husumetten reddine ilişkin verilen kararının asıl ve birleştirilen davada davacı tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tapu kayıtlarının davacı tarafından dava dışı ...'in vekili olarak davalılara devredildiği açık olup bu durumda davacı vekaleten yaptığı işlemin vekili temsilen değil, aslen yani hak sahibi olarak yaptığını ispatlaması gerektiği, eğer vekil adına ve hesabına değil de hak sahibi olarak kendi adına ve hesabına yaptığını ispatlarsa açılan davada hukuki yararının varlığı kabul edilerek ve davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi yerine işin esasına girilerek taraf delilerinin toplanması yoluna gidileceği gözetilerek davacıya hak sahibi olduğunu ispatlaması için süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar kaldırılmış, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının vekaleten yaptığı işlemi vekili temsilen değil, aslen yani hak sahibi olarak yaptığını ispatlayamadığından asıl ve birleştirilen davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların davacı ile ilgisinin saptanmadığı ve kanıtlanmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. - K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili kararı adli yardım talepli temyiz ettiğinden ve adli yardım talebi kabul edildiğinden; başlangıçta alınmayan aşağıda yazılı birleştirilen dava yönünden 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının; asıl dava yönünden 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§